Sınırlar… Olması gerekenleri simgeler bir bakıma. Durmanız gereken yeri ve ağzınızdan çıkacak kelimeleri de. Beynimiz yeni tanıştığı insanlara karşı bir savunma mekanizması olarak kullanır bunu. Savunma duvarlarımız bir bir etrafımızda yükselirken, biz bunu sınır olarak adlandırırız. Bizi koruduğuna, ayakta tuttuğuna hatta güçlü olduğumuzu gösterdiğini düşünürüz. Çoğu zamanda doğrudur bu. Ama asıl mesele sınırlara kimi dahil edip etmediğiniz. Bazen öyle anlar gelir ki sizi koruduğunu hissettiğiniz sınırların arkasında yalnız olmadığınızı fark edersiniz. Sessizce izler sizi uzaktan birileri. Güçsüzlüğünüzü, acılarınızı en taze yaralarınızı tek tek ezberine kazır. İşte o zaman kendinize de sınırlar koyarsınız. Düşünmek, umursamak, yaşamak ve daha niceleri tek tek silinir siz

