CİHAN

1173 Kelimeler

İlahi Bakış Masanın iki kutbu vardı ve her iki taraf da barut kokuyordu. Bir yanda Dağhanlar; masanın başında bir kaya gibi duran Mirza, yanında sadık adamları ve arkasında koca bir aşiretin sarsılmaz gölgesi... Diğer yanda Karahanlar; Hüseyin Ağa’nın sağında hırsıyla bilinen Haşim, solunda ise sükûnetini bir zırh gibi kuşanmış amcalar. Rıdvan Ağa köşedeydi; damarlarında Karahan kanı akmasa da bu toprağa verdiği yılların ve sadakatinin bedeli olarak o masada sarsılmaz bir yer edinmişti. Seyit, kehribar tespihini masanın tam ortasına, bir sınır çizgisi gibi bıraktı. Bu kez çekmiyordu; parmakları sabit, gözleri ise fırtına öncesi sessizliğe ayarlıydı. "Berdel bozulursa," dedi Seyit, sesi odanın taş duvarlarında yankılanarak, "Kan yeniden uyanır. Bunu hepiniz benden iyi biliyorsunuz." Mir

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE