"Bugün işe gitmem gerek." dedi Araf krebinden büyük bir parçayı ağzına tıkmadan hemen önce. "Ben ne olacağım?" dedim kaşlarımı kaldırarak. Olayın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen yinede evde tek kalamıyordum. "Melek'e bıraksam?" "O düğün için alışverişe gidecek." "Yağmur?" "Okulda." dedim gözlerimi devirerek. Derin bir nefes aldı. "İşe gitmem gerek ama..." "Bende geleyim seninle? Söz, hiç sesimi çıkartmadan bir köşede otururum." Biraz düşündü. "Başka çaremiz yok... Öyle yapalım." "Yaşasın!" Bir sevinç çığlığı patlatıp masanın üzerinden uzanarak yanağına bir öpücük kondurdum. Güldü. "Ama sözümü dinleyeceksin." Heyecanla başımı salladım ve onu kahvaltı masasında bırakarak yatak odasına koştum. Önce saç düzleştiricimi banyodaki fişe taktım. Sonra da dolabın karşısına dikild

