Robert mektupta yazan gerçekle uzun süre yerinden kımıldayamadı. Bu habis hislerin kendi şüpheci aklının bir yorumu olmadığını ise mektubu çok kez daha okuduktan sonra anladı. Gözlerinin önünde beliren iki kadının gülüşü ise öfkesini alevlendirirken durduğu her saniye bu fikrinden emin oluyordu. Derken Elenor’un tavırlarını hatırladı. Bir leydi gibi davranmaya çalışıyordu. Şüphesiz bu fikri aklına Joanne sokmuştu. Oysa bugüne kadar ondan bu amacını belli eden herhangi bir şey duymamış, herhangi bir ima almamıştı. Demek ki kız bu gerçeği çok iyi gizlemişti ve kendisiyle evliliğini öyle bir planla ayarlamıştı ki ortada hiç iz bırakmamıştı. “Onu nasıl bu kadar yanlış tanıdım” derken odanın içinde dört dönüyordu. Kadınlara ve onların süslü sevgi sözcüklerine inanmamaya yemin etmiş biri olara

