Anlatmanı istiyorum der bakışları ile bakıyordu. Benim artık daha çok cesaretli olmam gerekiyordu. Üstten üstten bakan bakışlarına aldırış etmeden.
"Çocukluktan beri seni seviyorum. Sana söyleme cesaretim olmadı. Çocukça bir işe kalkıştım. "
MİRALİ YILDIRIM AĞIZINDAN:
Madem bugün tüm gerçekler bu masada konuşulacak. Bende içimdekileri ona söylemem gerekiyordu.
"Ya karıştırıyorsan? O çocuk ben değilsem." Dudaklarını ısırmaya devam ediyordu. Bu beni iyice tahrik ediyordu.
"Bir saniye." Diyerek tiz sesle telefonunu çıkardı. Merakla ne yapacağını bekliyordum.
"Dudağını kanattın" diyerek elim ile dudağını sildim.
"Farkında değilim. " Diyerek elimi heyecan ile tutuverdi. Ah güzelim o çocuk ben değilim.
Telefonu diğer eli uzattı " Bak bakalım bu çocuk kim?" Uzattığı fotoğrafa baktığımda Ural, Umut ve ben vardım. Evet bu bendim. Arkadaki küçük kızda Betillaydı.
"Sen bu fotoğrafı nerden buldun? " Hayretle soludum.
"Ben ağabeyimden çaldım demeyelim de ödünç almıştım" diyerek kıvrımlı dudakları ile gülümsedi. " Ah Eray bir şekilde yanlış anlamıştı kesinlikle. Karışıklık olduğundan dolayı bugün stüdyodan sonra kendimi ondan uzak tutmuştum. Eray sen nasıl bir adamsın? Az daha bir çuval inciri berbat edecektin. Evet tahmin ettiğim düşünce doğruydu..
"Tamam inandım. Şu dudağını yemesen senin için daha iyi olacak." Tekrar dişlerinin arasında çekti. Kendimi zor tutuyorum Betilla.
Garsonun gelmesi ile kahvelerimizi ve bir tabak baklavayı iki çatalı servis etti
"Başka bir şey ister misiniz?'' Heyecan ile sordu.
"Teşekkürler" diyerek yanımızdan ayrıldı.
BTİLLANIN AĞIZINDAN;
Sol bacağımı sağ bacağıma atarak "Ural'ın kardeşiyim ben." Dikkatlice beni inceliyordu.
"Uralın bizden beş yaş küçük kız kardeşi, Betila?" Diyerek elleri ile çenesini tuttu. Kahvesinden yudum alarak beni izliyordu.
"Evet o cadı benim " diyerek gülümsedim.
"Yani o zamanlar çok küçüktün sana öyle alıcı gözü ile bakamazdım. " Diyerek güldü. Bende kahvemden bir yudum alarak.
"Şimdi bakabilir misin Peki? " Diyerek sorumu yönlendirdim.
"Uralın kardeşi benimde kardeşimdi Betila " diyerek alttan gülümsedi.
Refleks olarak eline hafif vurdum .
"Ben öyleyse gideyim zaten çok utanıyorum." elim ile yüzümü örttüm.
"Hayır öyle gidemezsin." Diyerek elimi tuttu. "Bu ilişki bir şansı hak ediyor." Diyerek soludu. Bence de hak ediyordu. Ben senin hayalinle yaşadım yıllarca. Kalbimden kimseyi içeriye alamadım.
"Senin sosyal medyana attığın fotoğraftaki kişi kimdi?" Ciddiyet ile çıkmıştı sesim. Kalbim daralmaya başlamıştı söyleyecekleri kelimelerden dolayı..
"Benim liseden arkadaşım." Ciddi bir ses tonuyla konuştu.
"Normalde hiç biri ile bu kadar yakın poz vermemişsin." Diyerek kaşlarımı çattım.
"Evet ama o farklı". Ellerimi geriye doğru çektim. Nasıl farklı imalı bakışlarım ile yüzüne bakıyordum.
"Yani benim mesleğimi yapabilmemde bana fikir veren biriydi. Onun sayesinde bende güzel bir yol izledim hayatta. " Sözleri içimi rahatlatmıştı. En azından kuzenim diye yalan söylemedi..
" Ne güzel böyle arkadaşlarının olması. Seni doğru yönlendirmiş." Evet doğru insanların her zaman yanımızda olması güzeldi.
"Evet sen ne yapıyorsun? Tiyatro okudum demiştin." Merakla sordu
" Evet tiyatro okudum yarında bir iş görüşmesine gideceğim. Bugünüm de kal dizi çekimleri için. " Ciddiyetle söylemiştim.
"Vauv Betila büyümüş dizilerde mi oynayacakmış." Betila büyüdü seninle evlenecek. Haberin yok. Diyerek iç geçirdim.
Soğuk baklavaları yerken cidden buranın ki kadar harika yapan bir yer ile görüşmemiştim.
"Afiyet olsun." Sesi keyifle geliyordu.
"Imm cidden harika. " Diyerek ikinci dilimimi yemeye başladım. Yutkunduğumda Mirali'nin gözleri ile gözlerim kavuşmuştu.
"Yemek yemiş miydin.? " Kafamı bir ileri geri atarak "Evet yedim." Selpak ile dudaklarımı sildim.
"Maşallah iştahlıyız. " Diyerek güldü.
"Evet iştahlıyız tabi " diyerek onun baklavasından da bir dilim aldım. Cidden bir başka yerde daha yiyemezdim bu tatlıyı.
"Yarın seni ben götüreyim iş görüşmesine?" Diyerek elime dokundu.
"Ben gidebilirim. Teşekkürler seni zahmete sokmayayım. ". Diyerek çatalı masada bıraktım.
"Zahmet olmaz. " Kalbim sesinin gizemliğin de iki kenara sıkışmış gibiydi.
"Madem bu kadar bırakmak istiyorsun, olur" diyerek ekledim. Telefonumu ona doğru uzattım " benim fotoğrafımı çeker misin? " Üstten bakışları ile bakarak uzun parmakları ile telefonumu aldı.
"Poz ver bakalım . " Bir elimi yanağıma bir elim ile de dizime dokunarak gülümsedim. Daha sonra ön kameraya geçerek bir selfie çekti.
" Teşekkürler" diyerek uzatmış olduğu telefonu alarak çantamın içerisine yerleştirdim.
"Hadi biraz sahilde yürüyelim ne dersin?" Sesi o kadar buğulu çıkmıştı ki . İçime işlemişti adeta .
"Tamam." Diyerek kalkmıştım. Merdivenlere doğru yöneldim. Mirali'nin gözü eteğime takılmıştı. Elim ile eteğimi düzelttim. Aşağıdaki kasaya doğru gittim. Arkamdan geliyordu. Masaları geçerek kasaya gelmiştim. Kasa da duran uzun at kuruklu esmer bayana doğru yöneltim
"Hesabı alabilir miyim? "
"Masa kaçtı?" Bir yandan çantamdan cüzdanımı çıkarttım .
"Yukarıda tek masa vardı. Numarasına bakmadım. "
"Yetmiş türklirası ". Arkamdan uzanan el ile Mirali parayı uzattı.
"Buradan alın lütfen " diyerek elimi tuttu. Daha sonra beni çekerek çıkışa yöneldik.
" Ne yapıyorsun küçük Betila sen büyüdün de benim yanımda ödeme mi yapacaksın." Diyerek ciddiyetle sordu.
"Sen de çok yaşlandın ya hesap ödeme yapmasını bilmezsin diye yardımcı olayım dedim." dişlerimi göstererek gülümsedim.
"O kadar da yaşlanmadık " diyerek belimi iyice sardı. Kokusu buram buram içime işliyordu adeta. Topuklu giymeme rağmen omzuna geliyordum. Saçlarıma bir öpücük koydu.
"Güzel burunlum sen böyle sahilde üşütürsün. Yarın gideriz olur mu?" Dedi kalbimin derinliklerine inip adeta orada oyun oynuyordu.
"Ya gidelim bir midye yiyelim en azından. " Diyerek alttan bir bakış attım.
"Böyle yapınca dayanamıyorum. Yapma yarın götüreceğim söz. " Diyerek arabaya gelmiştik. Benim kapımı açarak oturmamı sağladı. Dikkatli bir şekilde oturdum. Kapattıktan sonra sürücü koltuğuna doğru oturdu.
"Çamlıcaydı? Değilmi? "
"Evet Çamlıca " Diyerek gülümsedim.
Yol boyu kaçamak bakışlar ile Mirali'ye bakıyordum. Bazen de göz göze geliyorduk. Hayalimde ki insan yanımda oturuyor, yüreiğim yerinden fırlayacak gibi oluyordu.
"Burnumu beğeniyor musun?" Diyerek sordum. Sonuçta güzellik salonlarının sahibiydi o..
"Çok beğeniyorum." Diyerek bir eli ile burnuma dokundu.
'' Senin için güzellik nedir?
"Benim için güzellik sensin." Dudaklarımı ısırmaya başlamıştım. Bana doğru dönerek.
"Çok kızardın ama sen?" Diyerek sözlerine kaldığı yerden devam etti. "Dudaklarından bir parça bende alabilir miyim? " diye sordu. "Şuanda olamaz.?" Ben şuan seni yaşamak istiyordum. Önceliğim gerçekten ben bunları yaşıyor muydum? Yoksa geçmişten gelen bir rahatsızlığım mı vardı her şey hayal olabilir miydi?
"Ne zaman peki?" Diyerek tekrar yüzüme doğru bakış attı.
" Bana olan sevgin tam anlamıyla kanıtlayabilirsen. Yoksa bizde yok bir liraya on köfte. " Gözleri iyice parlamıştı. Bende seni öpmek isterdim fakat ilk kez öpeceğim için rahatsız olmak istemezdim. Daha sonra bu hayal kırıklığı ile biterse kendimden ve basitliğimden iğrenebilirdim. Sonunda eve gelebilmiştik.
"Beni kahve içmeye davet etmeyecek misin?" Elleri ile çeneme dokundu.
"Edemem kız arkadaşım bizde. " dişlerimi çıkararak gülümsedim.
"Tanışırız yiyecek mi arkadaşların beni sanki?" Diye sordu.
"Herşeyin bende bir zamanı var. Zamanı gelirse tanıştırırım." Gülerek cevapladım.
"Bizim Betila'ya bak büyümüşte akıllı bir kız mı olmuş "sesi yumuşak çıkıvermişti.
"Evet" diyerek kıkırdadım. Beni tanıyor olması o kadar güzel ki adeta derinlerde biriken anıların üzerindeki tozları alıyordu.
"Ben gidiyorum dikkatli ol " kapıyı açarak indim. Bana bakarken adeta içimi söküp tekrar çıkarıyordu. Arkamı dönerek bahçe kapısını açarak içeri girdim. Eve doğru ilerlerken arkamı döndüğümde oradaydı. Elimi havaya kaldırarak salladım. Bay bay beklediğim adam. Ben çok bekledim. Biraz da sen sabırlı olup beni bekleyiver. Önümü dönerek çantamdan çıkarttığım anahtar ile kapı deliğine sokarak kapıyı açtım. Ayakkabılarımı çıkarttım. Saydam iç gösteren terliklerimi ayağıma geçirdim.
"Ben geldim Çisem. " Diyerek seslendim. "
İçeriye girdiğimde yan komşu Aysel abla birde ufak bebeği vardı.
"Hoş geldin kız nerelerdesin." Diyen Aysel abla bebeği ile salonu dönüyordu. Üzerinde krem rengi bir elbisesi vardı.
"Manita yaptı kendine abla artık bizi unutur. " dedi Çisem. Üzerinde benim bol gri kazağım ve siyah taytım bulunuyordu.
"Betilla mı yaptı hayatta inanmam diyerek " soludu Aysel abla. Haklı kadın ben bile inanamadım Çisem'in dediğine.
"Yok be Aysel abla sadece erkek arkadaşım. Sevgili falan değiliz." Çisem'e doğru yastığı fırlattım.
"Al bakayım sen oğluşumu tut şöyle " diyerek bebeği kucağıma verdi. Telefonunda kamerayı açarak bak bakayım. Bir fotoğraf çekildi.
"Aysel abla ne yapıyorsun" diyerek şaşırdım. Çisem'e baktım kıkırdıyordu.
"Ünlü olmuşsun. Bir fotoğrafımız olsun dedim. " Meltem ile birebir programını izlemişti sanırım...
"Yok abla öyle bir şey nereden çıkardın. " Çisem'e göz kaş işareti yaptım.
"Çisem bana her şeyi anlattı. Utanmana gerek yok kızım biz seninle gurur duyuyoruz. "
Aysel abla konuştukça Çisem gülüyordu. Canını okuyacağım Çisem . Ellerim ile "Sen bittin" işareti yaptım. Aysel abla bana baktıkça Çisem dilini çıkarıyordu. Elimdeki bebek ağlayınca salonda yürümeye başladım . Poposuna hafif tempolu vurarak "pşşş pşşş pşşşş yok canım yok bitanem. Sen ağlama kıyamam oyyy. Masumum benim. Bu dünya güzeliymiş bu. " Diyerek tülü açtım. Bebeği bahçeye göstererek "Bak ne varmış kediler varmış. Kedi ne dermiş miyav miyav dermiş. Sarı tüylü köpeği gördün mü? O ne dermiş ? Hav hav demiş. Aferim sana izle bakalım. Bak yeşil otobüs geçiyormuş. "
"Ay kız sen ne güzel bakıyorsun. Aferim sana. Çisem gör gör. " Diyerek Çisem'i dürttü.
"Aysel abla senin loğusalık anın bitti mi?" Diyerek gülümsedi Çisem.
"Yok canım bitmedi giderek arttı. " Diyerek gülümsedi.
"Abla bu ne anlar bebek bakmasından Allah aşkına ." Ayağım ile Çisem'in ayağına vurdum.
"Aysel abla sen her akşam getir Betilla bakar." Kahkaha atıverdi.
"Bakarım ne var?" Omzuma yaslayarak " Oy kuzum benim sen büyü ben seni parklara götüreyim ama Çisem ablanı almayacağız söz " kıkırdadım .
"Maşallah sana Betila sende annelik duygusu var" Çisem biraz bozulmuştu. Annelik konusu onda hassasiyet uyandıran bir mevzuydu.
"Bakma sen Çisem'de bakar da, işte işine geldiğini yapıyor şimdi " diyerek Çisem'e döndüm.
"Al kız birazda sen dolan evin içinde" diyerek Bebeği Çisem'e doğru uzatıverdim. "Gel canım sen bana gel, sıkıldı Betilla ablan senden" diyerek elimden aldı.
Çisem bebeği dolandırmaya başladı.
"Ahh kızlar çok sağ olun bebek bakımı cidden zor kendinizden emin olunca yapın. Çünkü hayatınızı bebeğe adapte ediyorsunuz. Benim önceliğim artık bebeğim.. Benden önce bebeğimin var. Onun ihtiyaçları var .. Buna göre düşünün..." Pür dikkat ile Aysel ablayı dinliyor ders çıkarıyorduk.
"Evet Aysel abla haklısın üç kişiyiz el değiştiriyoruz resmen " dedi Çisem.
"Aynen, bence de bir de bazı evli kadınlar çocuk olunca eşleri iyice bana bağlanır eve bağlanır diyerek düşünüyor." Ellerimi sıkmıştım.
"O çok yanlış işte batan gemiye mal taşımak kadar yanlış. Eşinize bakacaksınız bundan baba olur mu? Eğer sorumsuz bir insansa bebeğin sesinden rahatsız olur . İyice dışarı gezmelerini arttırır. Fakat evine bağlıysa bundan baba olur diyorsanız. O adam hiç değişmez korkmayın." Gülümsedi. Evet dikkat edilmesi gereken hususlardı. Bunlar hassas konulardı.
Çisem bebeği kokluyordu. " Nasılda mis gibi kokuyor , cennet kokulum."
"Sana da yakıştı Çisem doğur da bizde sevelim." Diyerek kahkaha attım.
"Kızlar ben gideyim oğluşumun uyku saati geldi. " Bebeği Aysel ablaya dikkatlice. Sıkı bir şekilde uzattı. "Hoppa hadi bakalım yine bekleriz seni ufaklık" diyerek kapı eşliğine kadar ilerledi Çisem.
Tekrar geldiğinde "Seni oyacağım Çisem. " Diyerek üzerine atladım.
"Yahu ben bir şey demedim." Elleri ile beni gıdıklıyordu. Refleks olarak gülmeye başladım.
"Kadını ne diye üzerime sürüklüyorsun." Elimde olmadan kahkaha atmaya devam ediyordum. " Dur Çisem " diyerek kakırdamaya devam ediyordum. Yere düşmüştüm. Yanağımdan öperek "Senin Meltemle bire bir videonu görmüş."
"Eeee?"
" Bu Betila mı geçen gün böyle kırmızı kırmızı giyinmişti dedi. Bende evet dedim. Başka bir şey demedim . " Kahkaha atmıştı.
Kapı zilinin çalması ile kalktığım yerden ve holden geçerek kapıya geldim. Kapıyı araladığımda ise gelenler köşedeki bakkal amca ve eşi iki küçük kızlarıydı.
"Hayırlı olsun Betila " ellerindeki lokumu uzatarak bana verdiler. Şaşkınlığımı gizleyemedim. Eminim bu programı izledikleri için gelmişti.
"Azmi amca ne gerek vardı. Buyrun" diyerek içeri aldım. Evime gelen birini de almayacak biri değildim.
"Kızım sen meşhur oluyormuşsun hanım gidelim de hayırlı olsun diyelim dedi."
"Sağ olun ne gerek vardı. " Çiseme kaş göz yaparak yanıma geldi. " Çay yaptın mı?"
"Evet '' dedi hayretle
"Getirir misin? "
"Tamam getiriyorum. " Azmi amca eşi ile salona geçmişlerdi.
Bende yanlarına geçerek "Teşekkür ederim beni utandırıyorsunuz ne gerek vardı?" Azmi amca market kıyafetleri ile gelmişti. Eşi ise siyah bir abiye giymişti. Eşinin bu kadar şatapatlı giyinmesi beni şaşırtmıştı.
"Azmi görüyor musun ne kadar da mütevazi bir kız." Derken bana hayran hayran bakıyordu.
"Betila hep böyleydi hanım. Hiç çizgisini bozmaz." Çisem çayları servis ediyordu. Bana bakarken nanayı yedik bakışı atıyordu. Bende ne yedik ne yedik diye bakıyordum.
"Sağol Azmi amcacığım senin varlığın yeter ."
"Azmi amcan bakkalın camına yazı yapıştır." Diye ekledi ekledi eşi
"Ne yazısı Azmi amca zam mı geldi." Diyerek güldüm.
"Yok kızım Betila'nın alışveriş yaptığı market. Yazdım." Aman Allah'ım. Eğer bunlar böyle ise dizi çekimleri başladığında benim evime baskın yaparlar ne yapacağım. O an Çisem ile göz göze geldik. Aynı şeyleri düşünüyorduk galiba. Zilin sesi ile Çisem kalkarak kapıyı açtı. Kim geliyordu. Kalbim hızlı hızlı atmaya başladı. Kumral saçlı beyaz yüzlü bir adam ve siyah saçlı esmer bir kadın salona gerek ,
"Merhaba Betilla hanım." Dedi kadın gri bir tulum giymişti.. Tanıdığım yüzlerde değildi.
''Merhaba, biz sizin yeni komşularınız, bakkal amcadan öğrendiğimiz kadarı ile Meltem ile birebir programına katılmışsınız.'' Ağızım arlanmıştı. Elim buz kesmeye başlamıştı. Tanımadığım insanlar markete girer gibi evimi ziyaret ediyordu.
"Bey biz kalkalım da kız komşularını misafir etsin. Hadi çocuklar gidiyoruz. " Dedi Azmi amcanın eşi.
"Doğru söylüyorsun hanım, hadi çocuklar gidiyoruz. " Kızlardan biri koltuğun altından çıkıverdi.
Elleri ile beyaz eteklerini tutarak "Anne gitmesek olmaz mı burası çok güzel." Hayretler içerisinde olup biteni izliyordum. Resmen kala kalmıştım.
" Şimdi evimize gidelim yarın bir daha geliriz. " Eyvahlar olsun evim mimlenmişti resmen. Çocukları da alarak dış kapeya doğru gittiler. Benim elim ayağım buz tutmuştu. Çisem arkalarından uğurladı.
"Rahatsızlık vermedik inşallah." Diyerek konuya girdi kadın. Ayağa doğru kalkarak, ellerimi belimde tuttum,
"Rahatsızlık vermiş oldunuz aslında tanımadığım insanları kusura bakmayın ama evimde görmek beni çok şaşırttı." Dudaklarımı zar zor aralayarak konuşmuştum.
"Mithat gidelim hanımefendi bir programa çıktı afralara bak." Diyerek ayağı kalktı. Cinlerim tepeme doğru gelmişti.
"Mithat karını duydun. Hadi bakalım tatsızlık çıkmadan lütfen." Diyerek uyardı Çisem.
"Haklı Betilla hanım bizi tanımıyor " dedi Mithat.
"Burada tartışmayalım istersen." Diyerek kapıya doğru ilerledi Çisem. Kapıyı kapattıktan sonra salona gelmişti.
"Çisem biz ne yapacağız." Elim ayağım titriyordu.
"Ünlü olunca böyle oluyor demek ki Betila. Durum çok ciddi acil taşınman lazım kalk eşyalarını toparlayalım. "
Dudakların titreyerek '' Ben evimi seviyorum. Nasıl ayrılacağım ?"
"Bırak evi falan bir süre uzak durman gerek yoksa evi başına yıkacaklar.". Evimden nasıl ayrılabilirdim ki.. Yüzüm iyice asılmıştı.. Çiçeklerim bahçem bensiz ne yapabilecekti..