Bende masada duran tepsiyi alarak üzerine boş tabakları, çatal kaşıkları, kahvaltılıklardan alabildiği kadar yerleştirdim. Balkondan çıkarak salondaki merdivenlerden aşağı doğru indim. Sütlü kahve tonlarında koltuk grubundan geçerek mutfağa doğru ilerledin. Beyazdan oluşan mutfağı çok güzeldi fakat kahvaltıyı hazırlayacak diye ortalığı Mirali tozu dumana getirmişti. Gözlerim hayretle bunları nasıl temizleyeceğim diye bakınıyordu. Siyah badymin kollarını sıyırarak tavaları sudan geçirip bulaşık makinasına yerleştirdim. Yağı bütün aygaza dökmüş sanki.. Yağ tenceresinde ne kızarttıysa yanmıştı. Heralde patatesleri yakmıştı. Gülmeden edemedim. Birde tereyağ ile bal karşısında Mirali'yi seçmemişim diye yapmadı güya.. Pril ile güzelce sildikten sonra bulaşık makinasının alt rafına yerleştirdim.

