DEFNE Önce Doruk’un iğrenç laflarıyla beni merdivenlerde sıkıştırması… ardından dağ ayısıyla, gecenin sessizliğinde nefesimi kesen o öpücük. Bi an kendimi öyle kaptırmışım ki kalbim göğsümden fırlayacaktı. Ben, tek hayali gerçek bir aşk yaşamak olan kızken ne ara böyle bir noktaya geldim çözemiyorum bile… Bir tarafımda, babamın serveti ailede kalsın diye benim duygularımı gözünü kırpmadan kurban eden o şerefsiz. Diğer tarafımda ise, neden evlendiğimizi bile hâlâ çözemediğim, altı ay sayılı günleri olan bir koca. Ne aşk vardı ortada, ne güven. Sadece oyun, çıkar ve boğazımda büyüyen o lanet düğüm… İtiraf etmeliyim ki, görünüş olarak o dağ ayısından etkileniyordum. Ama evli olmamıza rağmen ortada paylaştığımız tek bir gerçek bile yoktu. Birbirimizi tanımıyorduk; sadece aynı çatı altın

