ŞAHİN Odaya dönemedim. Uyku da girmedi gözüme… Havuz kenarındaki kamelyaya uzandığımda gece rüzgârı tenime ılık ılık dokunuyordu; tıpkı içimde ağır ağır kabaran o utanç gibi. Belki de aramıza koyduğu o ucube yastık, sadece rahat etmek için değil… beni istemediği içindi. Ben hiçbir zaman istenmediğim bir yerde kök salmaya çalışan bir asalak olmadım. Şimdi de olmayacaktım. Gece odaya hiç dönmedim. Gözlerimi kamelyada açtığımda sabahın beşiydi. Cep telefonumu çıkarıp bizimkilere kısa bir mesaj attım: “Spor odasında toplanın.” Üzerimi değiştirmek için odaya yöneldim. Kapıyı sessizce açtığımda içeride hâlâ geceye ait o ağır hava asılıydı. Defne derin uykudaydı. Adımlarımı olabildiğince sessiz atarak giyinme odasına geçtim, üzerimi değiştirdim. Çıktığımda Defne hafifçe sayıklıyordu. Usul

