Üçümüz dışarıda deli gibi eğlenip saat gece yarısına doğru zorla evlere dağılmıştık. Bu bir barış kutlamasıydı ve fazlasıyla eğlenceli geçmişti. Şimdi ise eve gelince istemsiz bir hüzün çöktü içime. Oysaki sabah ne kadar da heyecanla ve biraz da korkuyla evden çıkıp gitmiştim parka. Ve harika zekamı kullanıp üçümüzü de barıştırmıştım. Artık Karan'la sevgili oluşumuzun önünde hiçbir engel yoktu ve Melih'le de barışmıştık. Sanırım uzun zaman sonra ilk kez kendimi mutlu ve de tamamlanmış hissediyordum. "Ayla müsait misin?" Melih kapıyı çalıp içeri girdiğinde şaşkınlıkla ona baktım. "Uzun süre küs kalmamız sana kibarlık mı getirmiş hayırdır abi? Sen hayatta kapımı çalmazsın. Bir de soruyorsun müsait misin diye. Kafana bir şey mi düştü senin?" "Uf ne laf yaptın köy faresi." dedi kapıy

