2.Bölüm

1354 Kelimeler
Burcu Telefonun alarmı çalar çalmaz tembelce gözlerimi açmaya çalıştım. "Lanet geceler neden bu kadar hızlı geçiyor!" ağlayarak isyan ettim. Şirkette gün geçmezken evde olduğum saniyeler neden bu kadar hızla akıp geçiyordu ki! Yatakta doğrulup belli bir süre öylece önümde duran giyinme dolabının aynasından kendime baktım. Yorgunluktan ve uykumu tam alamadığımdan dolayı göz altımda torbalar oluşmuştu. "Bir torbalarım eksikti yani!" hızla kalkıp banyoya geçtim bakalım kendimi ne kadar düzeltebilecektim. Aslında az da olsa makyaj yapmayı düşünmüştüm ama kolumdaki saate baktığımda bunun mümkün olmayacağını gördüm. On beş dakika içinde evden çıkmam gerekiyordu yoksa işe geç kalacaktım. "Sürekli alarmı ertelersen olacağı bu!" Kendimi bildim bileli ilk çalan alarm ile asla uyanamamışımdır. Mutlaka birkaç kez erteler o şekilde kalkardım tabi geçen süre yüzünden de geç kalmamak için koştur koştur şirketin yolunu tutardım. Yine o günlerden biriydi işte. Hızla elimi yüzümü yıkadıktan sonra hemen diz üstümde biten sade siyah elbisemi giyip saçımıda her zamanki gibi at kuyruğu yapıp evden hemen çıktım. Eğer gecikirsem Lara sırf kendi egosunu tatmin etmek için herkesin önünde beni azarlardı bunu kesinlikle istemiyordum. Arabaya biraz daha gaz verip hızla şirkete geldiğimde derin bir nefes aldım. Mesainin başlamasına beş dakika vardı daha. "Bugünde yırttın Burcu" gülerek şirkete girdiğim sırada arkamdan biri bana seslendi. "Burcu!!" ona döndüğümde gülümseyerek, "Günaydın Seth" Seth hemen alt kattaki departmanda yani şirketin pazarlama kısmında çalışıyordu. O da aynı benim gibi çok fazla göz önünde bulunmayı sevmeyen biri olsada onun insanlarla olan ilişkisi benden daha iyiydi.Gerçi onun departmanında çalışan insanlar daha kişilik sahibiydi. Seth'in zehir gibi çalışan bir kafası vardı onun sayesinde her yıl şirket kâr üstüne kâr yapıyordu. Böyle olunca da herkesin gözünde farklı bir konumdaydı. Bense basit sıradan bir sekreterdim. İşimi çok iyi yapıyordum bugüne kadar hiçbir zaman işlerin karışmasına neden olmamıştım , pratik zekam da vardı bir sorun olunca hızla çözüm üretebiliyordum ama yaptıklarım bu kadardı. Ben düzeni sağlarken Seth şirkete para kazandırıyordu. "Ne o yine geç kaldın sanırım" gülerek söylediğinde gözlerimi devirerek ,"Hiçte bile! Mesainin başlamasına beş dakika var daha" dememle kahkaha attı. Sadece benim yanımda bu şekilde rahat olabiliyordu diğer şekil insanların yanında fazlasıyla ciddi dururdu. Aslında kadınların dönüp bakacağı bir yakışıklılığı olsada o bugüne kadar bunu hiç kullanmamıştı. Ona yaklaşan her kadını geri çevirmişti zaten çok fazla yüz de vermezdi. Peki ben Seth ile nasıl tanışmıştım? Şirkette işe başlamamın 5.ayıydı. O gün ofisteki insanların özellikle Lara'nın zorbalığına daha fazla dayanamayıp kendimi kimsenin uğramadığı şirket çatısında bulmuştum. İnsanlardan sıkıldığım zaman sürekli buraya gelir kendime birazda olsun geldikten sonra işimin başına dönerdim. Sessizce ağladığım sırada Seth birden arkamda belirerek çığlık atmama neden olmuştu.O gün onunla tanışmış benim iyi olmam için elinden gelen her şeyi yapmıştı sonrada iyi iki arkadaş olmuştuk zaten. "Hadi bakalım bugünde o cadı Lara'dan kurtuldun" "Şu kadını hatırlatmasan olmaz mı Seth! ". "Taamamm" deyip asansörün düğmesine bastı. "Yeni Patron yarın geliyormuş" "Evet sorma" bir hafta içinde geleceği belli olduğundan beri tüm kadınlar daha fazla bakımlı olmaya başlamıştı. Hele Lara.... İyice zıvanadan çıkmıştı şimdi daha çok kadın çalışanların üstüne gidiyor Rex'e asılabilecek her adayı alttan alta tehdit edip eziyordu. "Patron sizin katta olacakmış diye duydum doğru mu bu?" "Doğru" Onun için büyük bir oda hazırlamışlardı, duvarları sadece camdan olan tabi bu camlar sıradan camlar değildi farklı bir teknoloji ile yapılmıştı hani istediği zaman duvar olabilen kimsenin onu göremediği ama içerden onun herkesi görebildiği cama benzer bir şeyle odasını kaplamıştı. Normalde patronlar şirket çalışanlarından uzakta oda tercih etselerde bu öyle bir şey yapmamıştı ve bu da iyice gerilmeme neden olmuştu. Düşünsene çalıştığın süre boyunca herkesi rahatlıkla izleyecekti. Bence çok sapıkça bir şey. Odayı duyduğum an David'den beter olacağını anlamıştım Lara yaşamıştı tam onun istediği bir erkek olacaktı kesinlikle. Seth ineceği kata geldiğinde,"Yemekte görüşürüz" deyip tam çıkacakken durup bana gözlerini kısarak," Burcu yine seni yemek vaktinde çalıştırmalarına izin verme" "Tamam merak etme yemeğe ineceğim". Bazı zamanlar bana iş kitlerlerdi gerçi bunu yapan daha çok Lara'ydı. Diğer çalışanlar çok fazla yapmazdı kendi işlerini kendileri hallederdi ama bazen yapamadıkları zaman Lara'dan aldıkları cesaret ile üstüme yıktıkları anlarda olmuştu. Lara'yı bir keresinde müdüre şikayet etmiştim yaptığı mobingleri ve kendi işini bana yaptırdığını söylemiştim ama tabiki müdürün altına yattığı için günün sonunda ben zararlı çıkmıştım. Her ne kadar müdür bu durumla ilgili Lara'yı uyaracağını söylesede tam tersi hiçbir şey yapmamıştı. Lara onu şikayet ettiğimi öğrendikten sonra daha çok üstüme gelip daha fazla zorbalık yapmıştı, zamanla ona karşı gelmeden dediklerini yaptığımı görünce de üstümdeki despotluğunu azaltmıştı o günden sonra da kimsenin bu sürtüğe bir şey demeyeceğini anlamıştım. David bile oralı olmuyordu. Burda güzel bir maaşım vardı bu salak kadın yüzünden elimden gitmesine izin veremezdim. Masama gelir gelmez sabahtan yapılması gerek işleri yapmaya başladım hemen. Tüm randevuları düzenlemeye başladım. Gerçi son bir haftadır yoğun değildim David işi Rex'e devrettiğinden beri yapabileceğim bir şey yoktu çünkü Rex denilen patronumuz hâlâ ortalıklarda yoktu. "Hani yarın gelecekti!" gelen bağırış ile ofistekiler Lara'ya odaklandı. Resmen paniklemişti. Sertçe telefonu kapatıp bize ,"Bay Rex birazdan burda olacakmış o yüzden herkes kendine çeki düzen versin hemen!" deli gibi etrafına bakıp duruyor bir sorun var mı yok mu anlamaya çalışıyordu. "En ufak hatanızın ciddi sonuçları olur!" Neden bu kadar abartıyordu ki! Derin bir nefes alıp karşımda deli danalar gibi koşturan kadından bakışlarımı alıp kendi işime odaklandım tekrardan. Bakalım yeni patronumuz nasıl bir şeydi? ..... Saat dört olmuştu iki saat sonra mesai bitecekti ama bizim yeni patron hâlâ ortalıklarda yoktu. "Umarım o gelecek diye bizi geç bırakmazlar" gerçi böyle bir şey olsa bile burda kaldığım her dakikanın ücretini alacaktım o yüzden çokta takmamaya çalıştım. Dakikalar geçtikçe Lara'nın eli ayağı daha çok birbirine dolanıyor daha fazla strese giriyordu. Dışarıdan koşar adımlarla ofise dalan Mike nefes nefese,"Bay Rex geldi" demesi ile tüm kadınlar çantalarından çıkarttığı aynalara bakıp makyajlarını düzeltmeye başlayınca şok olmuşçasına onlara bakakaldım. "Bunların hepsi kafayı yemiş" sessizce Türkçe konuştuğumda yanımda duran Alex, "Ne dedin?" o da benim gibi şaşkınca olanlara bakıyordu. Aklı başında olan nadir kişilerden biriydi çok samimi olmasakta aramız yine de iyiydi. "Yok bir şey" hâlâ gözlerimi önümde hızla gerçekleşen şeylerden alamıyordum. "Bu kızlarla aynı ortamda çalıştığıma inanamıyorum" Bıkkınca bir nefes alıp,"Kesinlikle başka bir iş bakmalıyım" dediğinde gülmemi tutamadım. "Ya gittiğin yer burdan daha beterse o zaman ne yapacaksın?" Sorduğum soru karşısında biraz durup düşündü,"Haklısın bu riske giremem sonuçta burda aldığım maaş yüksek. Diğer şirketler bunu vermez" "Yani" dememle içeriye siyah takım elbiseyle giren 1.85 boylarında koyu kumral saçlı birinin girmesi ile herkes sessizliğé gömülüp bu adama salyaları akarcasına odaklandı. Adamın hakkını yememek lazım fotoğrafta gördüğümden çok daha yakışıklıydı. Özellikle o derin ve sert bakışları çoğu kadının kendinden geçmesine neden olurdu. Ofisin ortasına geldiğinde durup herkesi incelemeye başladı. Bu arada yanında David'de vardı büyük bir olasılıkla onu bizimle tanıştırıp gidecekti. "Arkadaşlar herkes beş dakikalığına bize baksın" yanımdaki adamı eliyle gösterip,"Sizi Rex Darian ile tanıştırmak istiyorum. Bundan sonra yeni patronunuz o olacak." Herkes nefes almadan bu adama bakıyordu bazıları korku dolu bakışlar ile çünkü işlerine son verebilirdi, bazıları ise hayranlıkla bakıyordu. David konuşurken Rex tek tek herkese birkaç saniye de olsa bakıyor sanki insanları analiz ediyordu. Bana sıra geldiğinde ise ona baktığımı görünce tek kaşı hafif havalandı ve hoşuma gitmeyecek şekilde sanki dalga geçercesine beni baştan aşağı süzdü. Şu an yaptığı şey yüzünden kendimi oldukça rahatsız hissediyordum. Alayvari bakışlarına daha fazla maruz kalmamak için ona bakmayı bırakıp David'e odaklandım. Büyük bir olasılıkla bu kadar güzel ve bakımlı kadının arasında benim gibi birinin neden bulunduğunu sorgulamıştı içten içe. Normalde çirkin biri kesinlikle değildim sadece kendime bakmıyordum bu yüzden de pek dikkat çekmiyordum. "Evet Rex senin demek istediğin bir şey var mı?" David bunu dediğinde Rex bir adım öne çıkıp sert bakışları ile ,"Umarım herkes güzel işler çıkarır. David bahsetmiştir size. Sizin çalışma şeklinizi izleyip ona göre bu şirkette kalıp kalamayacağınızı belirleyeceğim. Bu yüzden elinizden ne geliyorsa en iyisini yapmaya çalışın. İş konusunda katı kurallarım vardır kesinlikle disiplinsizliğe tahammülüm yoktur. İstediğim şekilde çalıştığınız sürece bir sorun olmayacaktır." deyip David'e dönerek,"Sekterim kim?" tüm bakışlar anında bana yönelince kızarmama neden oldu. Eski patronum bana gülümseyerek,"Asistanın Burcu olacak. Sana ondan bahsetmiştim zaten. Çok iyi bir çalışanımdır. " zaten domates gibi kızarmıştım beni bu şekilde övmesi ile kesin patlıcan rengine dönmeye başlamışımdır. David her ne kadar gülümsesede Rex tam tersi sert bakışlarını bir an olsun üstümden ayırmıyordu. "İyi olup olmadığını zamanla göreceğiz" dedi iğneleyici bakışları altında... Nedense bundan sonraki iş hayatımın benim için çok daha zor geçeceğini düşünmeye başlamıştım.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE