KIRK BİR “Siz… kimsesiz çocukları kurtarmıyorsunuz; onları öldürüyorsunuz.” Bu cümle Necati Karadağ’ın şaşalı, iğrençliklerle dolu, utanmaz hayatının Sûr’uydu: o adamın kıyameti burada, şu an kopuyordu. Kurtuluşu veya kaçışı yoktu. Zaman durmuştu. Tanık ifadesi, bütün medyanın önünde, sosyal medyada canlı yayınlanıyor; milyonlarca insanın ekranlarında adeta kanlı bir tablo çiziliyordu. Derin bir nefes verdim. Cihat ile gözlerimiz buluştu. Ela gözleri sessiz bir işaretle arkamda kalan kapıyı gösterdi. Başımı iki yana salladım: onu cehennem gibi bir yerde bırakıp kaçmayacaktım. Evet, en doğru tanımlama buydu: cehennem… Bir insanın sınırları olurdu. Savaşın bile kuralları vardı. Peki insanlığın? Nereye kadar esneyebilirdi? Nerede dururdu? Çocuktu ya ilk videodaki, çocuk… Hüma o

