Artık eve dönüş vakti ama sanki benim için evden gidiş vaktiydi. Çünkü benim evim zamanla Cüneyt olmuştu. Bir insandan, hatta bana çok uzak yabancı bir insandan benim evime dönüşmüştü bu adam. "Üzülüyorum," dedim camdan dışarıya bakarken. Diğerlerinden ayrı arabadaydık ve herkes kendi arabasıyla dönüyordu. "Neden üzülüyorsun bitanem?" Bakışları yola odaklıyken bir anlığına bana bakmıştı. "Çünkü dönüyoruz, artık göğsünde uyuyamayacağım." Belli belirsiz bir gülüş atarken o da durgunlaştı. "Benim de hoşuma gitmiyor böyle olması bitanem ama biraz daha sabredelim. Şeref işi son bulur bulmaz babanla tanışmaya geleceğim." Gözlerim bunu beklemediğimden kocaman açılırken ona döndüm. "Nasıl? Sen ciddi misin? Hemen mi?" Keyifli bir kahkaha attı. "Şaşkınlığını yerim sevgilim. Evet biter bitmez heme

