Yolculuğun devamı sessiz geçmişti fakat havaalanına vardığımıza işler pek öyle devam etmedi. Cüneyt, Serdar ve Koray'ın bizi hiçbir şekilde tanıdıklarını belli etmeden iç tarafta beklemelerini bekliyorduk ama öyle olmadı. Araba giden yolcu kapısına yanaşır yanaşmaz Cüneyt'i görmüştüm. Sigarasını söndürüp arabaya doğru yürümeye başladığında şaşkınlık dolu ifademle ona bakarak arabadan indim ve bana sarılmasına ekstra şaşırarak afallayıp karşılık verdim. "Öne oturmak zorunda mıydın?" dedi kimsenin duyamayacağı bir ses tonuyla ve hemen ardından ayrıldıktan sonra elini belime atıp seyahat çantamı elimden aldı. Ersen ise meraklı gözlerle bu koca adamların nereden çıktığına anlam vermeye çalışıyor gibi duruyordu. "Selam," dedi Cüneyt. Son unda insani bir tavır sergilemeyi başarabilmişti. "Kızl

