Cüneyt... Üzümlü kekim. Çünkü ben en çok üzümlü kek severim zaten. Napayım üşüyünce sıcaklığın aklıma geldi, ayrılığa dayanamadım işte. Hatta ayrılığın düşüncesine bile dayanamadım çünkü ben sanırım sana inceden yandım. Tabii bu benim hayal gücümün içe yansıması olan konuşmaydı. Ona böyle konuşamazdım ki bana adım atana kadar nasıl böyle olabilirdim bilmiyordum. Bu sebeple beklemek ve zamanın akışında ilerlemek en mantıklısıydı. Rüya 'ya döndüm ve derin bir iç çektim. "Ünal amca yokluğumu fark etmez di mi?" "Yok ya, biz uyanmadan işe gidiyor zaten. Odaya da dalmaz. Sen Cüneyt ile aranızı düzeltmeye bak, burası ben de halledeceğim merak etme," dediğinde içime su serpilmişti ve hazırlanıp Cüneyt'i beklemeye koyulmuştum. Öylece o kelimeleri söyledikten sonra telefonu kapatmıştık ve ben sabı

