Kalbim dakikaların sert darbesiyle ezilip bir yandan diğer yana koştururken tuhaf bir korku sarmıştı tüm ruhumu… Eşi benzeri görülmeyen bir kaybetme korkusuydu. İlk kez böylesine yoğun yaşıyordum. Serdar konuşmaya devam ederken ben söylediklerini idrak etmekte güçlük çekiyordum. Duyuyordum ama anlamıyordum. Her şey anlamını yitirmişti sanki… Onun bir tehlikeye giderken ulaşılmaz olması geriye kalan her şeyi anlamsız kılmıştı. Kalbim ezildi yokluğunu düşündükçe, kalbim acıdı… Kalbimi en çok o birkaç saniyede ağır ağır hissettim. Ruhuma sinen sinsi bir hastalık gibi ağır ağır ilerledi içimde. Rüya, Serdar’ı aramaya devam ediyordu. Ben ise öylece duruyordum sadece. Rüya donup kaldığımı fark ettiğinde yanıma yaklaştı ve gözlerimden sessizce süzülen iki damla yaşı eliyle silip omuzlarımdan sa

