Güzel menemen yaparım. Mutfak tezgahının, bir bölüm ötesinde mevzu bahis güçlü kollarımla soğan doğrarken, Şirin'in elindeki bıçakla imtihan edişi karşısında domates soyamayışını da inceleyip duruyordum. "Menemene soğan konur mu Ege? " Yener ile mücadele edip de o menemeni her seferinde soğanlı yapıyor oluşumla galip taraf olurken Şirin'e yenilecek olmaktan korkup, korku dolu bir: " Bazen. " dedim. " Benim bildiğim biber, domates, yumurtadır. " Şirin'in malzemelerini bildiği bir yemek mi varmış? "Hem sabah sabah soğan mı yenir?" Yener'e karşı savunmalarımdan birini daha anımsadım ve cevap verdim: "Pişmiş soğandan bir şey olmaz. " Önündeki dört domatesi gösterdi: " Bunların hepsini mi soyacağım? " diye sordu. O dört domatese kasalarca domates muamelesi yapan Şirin'in ev işleri ko

