|1|

1091 Kelimeler
Füsun Hayatımın 1 günde değişmişti. Olayların başladığı yere gelecek olursak ablam konağa tanımadığımız adamların girmesiyle kaçırıldı. Toprak kavgası yüzünden kaçırılan ablamı kurtarmaya çalışan Abim Rosim Şahvar, Mardin’de yıllarca sevilmeyen Argani Aşiretinin oğlunu öldürmüştü. Hal böyle olunca Argani aşiretinin şimdiki lideri Ethem Resuloğlu toprak kavgası için başlattığı kavga da ne kardeşini koruyabilmişti ne de abimi öldürebilmişti.. Aşiret toplantısında üyelerin çoğunluğu kan akmasın diye ablamı berdel olarak vermek istiyorlardı. Kuzenim ama benim abimden daha çok abilik yapan abim Bawer Şahvar asla izin vermemişti. Aşiret lideri oluşu yaşayacağımız hayatları temiz tutmaya yetmemişti. Ablamın sevdiği vardı. İçin için ağlarken bile isteye onu ateşe atamazdım. Tam içerinin kapısını açarken erkekler ayaklanmıştı. Ethem Argani, Rosim abimi kolunun altına almış kafasına silah dayamıştı. Korkuyla çığlık atıp kendimi içeriye atmıştım. Bütün gözler üstümdeydi. Bir yandan ablam bir yandan abim.. İçeriye geçip abime silah tutan adama gittim. Ağlıyordum.. Ve yalvarıyordum.. Berdeli kabul ettiğimi söyleyince Bawer abim korkuyla bana bakmıştı. Bawer abimin yanına gittiğimde kabul etmesi için direttim. Bawer abim mert adamdı. Korkusuzca karşısında durdu. Ethem’in şakası olmadığını da tetiği çekince anladım. Korkuyla hızla yanına gidip kolunu ısırmıştım. Silah yere düşünce Rosim abimde yere düşmüştü. Bu hareketimle bana sinirle bakmıştı. Korkmuştum bakışlarından. Bütün herkes berdelde ısrar edince Bawer abimin onayıyla herkes susmuştu. Herkes sinirle bana bakan adama beni de alıp gitmesini söylüyordu. Silahın şarjörünü boşaltmasını istemişlerdi. Buz gibi bakışlarıyla bana bakışını kesmeden silahı yerden aldı. Gözümün içine bakarak şarjörde ki kurşunları tek tek boşalttı. Silahı da abimlerin önüne attı. Bawer abime kısa bir bakışın ardından kolumdan tutup çekiştirerek divandan çıktık. Babaannem ve ablam Eslem şaşkınca bana bakıyorlardı. Pislik adam beni çekiştirince son kez sarılamamıştım bile.. Arkamdan ağlayarak koşuşturmalarını abim Rosim durdurmuştu. Abin kötü demeyin kanımdan biri ne yapabilirdim ki? Seke seke yürüyordu ana gücü beni yalpalamaya yetiyordu. Kapının önündeki arabaya bindirmişti. Kendisi de arabaya binince arabayı sürmeye başladı. Korkuyordum hem de çok şu an dili pabuç olan Füsun nereye gitti bilmiyorum. Bileğimi o kadar çok sıkmıştı ki bileklerim ağrıyordu. Yol boyunca hiçbir şey dememişti. Hıçkırıklarımı bastıramıyor ağlamamı durduramıyordum. Sessiz ama sinirli bir tonda konuştu. “Kes ağlamayı!” “Dur-durduramıyorum..” “Durdur!” Bu sefer bağırınca daha da ağlamaya başladım. Çok ağlayınca da midem bulanıyor kusmaya başlıyordum. Midem bulanınca midemi tuttum. “Midem bulanıyor..” Hiç konuşmadan yola devam etti. Arabasına kussam yeridir şu an ama korkuyordum. Durmayınca kapının kolunu tuttum. Hareketimle bana bakıp yola bakmaya devam etti. “Napıyosun sen?!” “Kusucağım! Lütfen bir yerde dur!” Durmayınca daha da midem bulandı ve ağzımı tuttum. Halimi görünce kenara çekti. Hızla arabadan inip uzak bir yere kustum. Şalım kaymış saçlarım önüme geliyordu. Bacaklarımda derman kalmamıştı. Yere çömeldim. Biraz ileride çeşme vardı. Ayağa kalkıp çeşmenin önüne geldim. Ağzımı yüzümü yıkadım. Elimi şalıma atınca omzumda olmadığını gördüm. Arkamı dönünce bir anda onu görmemle irkildim ve çeşmenin önüne düştüm. Her yerim ıslanmıştı ve çamur olmuştu. Bu sefer daha da sinirlenmiştim. Yavaşça çamurdan kalktım üstüm başım batmıştı. Arabaya yürürken ayağım takıldı ve dizlerimin üstüne düştüm. Bu seferde dizlerim için ağladım. “Neden?” Bana sorulan soruyla adama döndüm. İki elini belinde birleştirmiş üstten bana bakıyordu. Bakışları çok tuhaftı. Sinirle bağırdım. “Ne neden? Düştüm ağlıyorum. Yasak mı?” “Bağırma bana düzgün konuş?! Ben onu mu sordum?!” “Rahat bırak beni!” Nazınızı aileniz dışında kimse çekmez kızlar bu da benden size ilk nasihat. Çünkü ağlamamı beklemeden kolumdan tutup kaldırdı. “Ehh yeter artık bin arabaya gidiyoruz!” “Dur ay! Dizim ağrıyor!” “Nazlanma hadi!” “Bırak kolumu zaten dizim acıyor!” Arabanın yanına yanaşınca kapıyı açtı ve beni koltuğa oturttu. Ağlamaya devam ediyordum. Arabayı çalıştırınca yola devam ettik. Nereye gideceğimi kimlerle ve nelerle karşılaşacağımı bilmiyordum. “Ağlama boşuna koca meraklısı olduğun belliydi! İstediğin oldu!” “Ne diyorsun sen?!” “Atladın koluma kene gibi yalvardın seni almam için al işte aldım noldu?” “Hayır hayır onun için değil sen abimi öldürecektin!” “Evet abini öldürecektim! Neden sen geldin?” “Ben olayı dinlemek için geldim ama sen.. Sen abimi öldürmeye çalıştın!!” “Eslem gelecekti! Sen değil!” “Gelemezdi!” “Niye??!” “Ne niye?! Çünkü sevdiği vardı! Hem sanane Eslem’den! Aşık mı oldun yoksa?!” Arabayı kenara çekti. Bu manyak Allah’ın dağına mı ev yapmış napmış bir türlü varamadık! Bana dönüp kollarımdan tutup kendine yaklaştırdı. Korkuyla dudaklarımı ısırdım. Hareketimle gözleri dudaklarıma kaydı. Yutkunup bakışlarını bana dikti. “Eslem senin yerinde olsaydı eğer ona cezaların en büyüğünü verirdim! Sen aptal bir kızsın!” “Ablam yerine bana vereceksin o cezayı!” “Ben suçu olmayan kimseyi asla cezalandırmam!” “Aileme karışma! Bak ben yaktım hayatımı bundan sonra bana ne olursa asla aileme söylemem! Yeter ki dokunma aileme bitir öfkeni!” “Derdim ailen değil! Kardeşimin ölümüne sebep olan Eslem ve Rosim!” Kollarımı sıkıyordu ve canım acıyordu. “Abim hatalı evet hatta suçlu bile ama ablam bir şey yapmadı! Onu kaçırtan sendin!” “Evet yaptım! Bu onu suçsuz yapmaz! Topuğuna değil de kafasına sıksaydım!” “Konuşma böyle ablamın bir suçu yok!” Beni geri itince kafamı arabanın emniyet kemeri tokasına çarptım. Arabayı çalıştırıp devam etti. Ağrıyan başımı tuttum. Elim hafif bi ıslaklık gelince elime baktım. Çok az bir kan gelmişti. Arabanın kapı yanına bakınca peçeteyi gördüm. Hemen alıp kanayan yere bastırdım. O ise yola odaklanmış söylene söylene gidiyordu. “Anasını satayım! Ne güzel hayat ya ibnenin biri gelsin kardeşimi öldürsün ben de kardeşiyle berdel olayım! Hayata bak amına koyayım!” Haklıydı. Salak Rosim hayatımız boyunca hep belayı çekiyordu. Saçma sapan olaylara karışıyordu. Durumu düzelten hep Bawer abimdi. Kuzenden çok büyük abimiz gibidir. Hala da öyle. Bana bakışını unutmuyordum. Çok pişmandı ama o elinden geleni fazlasıyla yaptı. Abim de abi olsaydı da başka çözüm bulsaydı. O bize abilik yapacağına biz ona ablalık yapıyorduk. Bu adamla nasıl eş olacaktık? Çok yaşlı duruyor bi kere. Hem ben çok gencim çıtırım yanında. Of ya hep dalga geçerdim bu kızlar bu amcalarla niye evleniyor diye al işte Füsun yedin naneyi! “Noldu? Sustun kaldın! Tabi haklı olduğumu sende çok iyi biliyorsun!” “Haklısın evet ama dikkat et haklıyken haksız durumuna düşme.” “O niyeymiş?” “Şu an öfken seni ele geçirmiş durumda. İntikam almak istiyordun benim yüzümden veya aşiret yüzünden fark etmiyor ama alamadın. Ama eğer sen Rosim abimi öldürseydin bu kan davası bitmezdi. Siz bizi biz sizi derken aile kalmazdı.” “O ite abi demeyi kes!” “Sanane ya abim değil mi? İstediğimi söylerim!” “Diyemezsin! Madem berdeli kabul ettin dediğimi yapacaksın!” “Tamam dediklerini yapacağım” “Sen sandığımdan daha akıllı çıktın aferin! Böyle olmaya devam et!” “Beni hafife alma” “Göreceğiz..”
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE