|2|

1064 Kelimeler
Füsun Ya bu adam yola gelecekti ya da ben nalları dikecektim. Tamam evet abimin suçu vardı ama ne yapıyım o benim abimdi. Allah’ın belası da olsa ele karşı korumam gerekiyordu. Bunu hak ediyor muydu orası muamma tabi.. Abime laf söyleyince zoruma gidiyor ama ablama söyleyince daha çok zoruma gidiyordu. Bir şekilde anlaşacaktık yoksa bu böyle olmayacaktı. Ya baştan yakıp yıkacaktım. Ya da baştan susup devam edecektim.. Hiç susan biri olmadım bu zamana kadar umarım isteğimden dolayı bir şey yapmaz.. “Dediklerini tek bir şartla yaparım” “Utanmadan bir de şart mı sunuyorsun!” “Abimin cezasını ben üstlendim. İstediğini yapacaksın bir şartı çok görme” “Neymiş?” Beni tanımıyordu ve ben ona kim olduğumu ilk günden gösterecektim. Ben Şahvarların küçük minyon kızıydım. Boyum ablam ve kardeşlerime göre kısaydı. Evet boyum kısaydı ama diğer yarım da yerin altındaydı. Bu zamana kadar zorluklara göğüs gerdim. Ve şimdi kötü bir berdel üzeri bir birliktelikte olsa aileme iyi olduğumu göstermem gerekiyor. Bu yüzden ilk başta çok sevdiğim soyadımdan vazgeçmem lazım. Yoksa bu hayvan kuma getirirse evde beslemeden farksız olurum. Ben salak bir kız olup zırlayan türlerden olmadım. Hep kriz yönetimi ile olayları bir şekilde çözmeye odaklandım. Birazdan diyeceklerim de buna dahil. “Dini nikah haricinde resmi nikah da istiyorum” “Oldu yavrum başka emrin!” Yavrum mu??! “Saçmalama! Dini nikahı da berdel olduğu için yapacağız! Uğraştırma beni” “Hmmm iyi o zaman. Arabayı durdurur musun?” “Yine mi kusacaksın?! Zaten arabam mahvoldu!” Söylene söylene arabayı durdurdu. Arabadan inip geldiğimiz yöne yürümeye başladım. Bir süre sonra arkamdan koşmaya başladı. “Nereye gidiyorsun?!” Cevap vermeden yürümeye devam ettim. Arkamdan gelmeye devam ediyordu. “Dursana!” Adımlarımı hızlandırıp koşmaya başladım. Ne yaptığımı anlamış olacak ki bağırmaya başladı. “ŞAHVAR!!” Soy ismimle bağırınca durdum. Arkamı dönünce bir eli belinde diğer elini ise napıyorsun der gibi işaret etti. “N’oluyo sana? Buraya kus neden oraya gidiyorsun?” “Eve gidicem.” “Eve mi? Senin evin artık yok yürü düş önüme!” “Neden?” “Ne neden? Sen iyi misin yoksa benimle kafa mı buluyorsun?!” “Seninle gelmiyorum ve gayette iyiyim sadece yerimi biliyorum. Hem kendin de bana ait olduğum yer ile seslendin. Ben bir Şahvar’ım ve seninle işim yok!” “Onu kolumu ısırmadan önce düşünecektin Şahvar!” Yanıma geldi ve bileğimden tutup arabaya yürüdü. “Bırak beni! Dini nikahla eş mi olunur?! Ben resmi olmayan bir şey istemiyorum!” “Derdini şimdi anladım. Tamam git cehennem ol nereye istersen git! Berdel bozulacak ve abini öldüreceğim!” “Tamam gideyim ama gidersem abimi öldüremezsin! Seni de bilgili sanırdım hiçbir şey bilmiyorsun!” “Sen az önce zırlıyordun noldu dilin açıldı?!” “Ben gidersem aşiret üyelerine resmi nikah kıymadığını ve beni kabul etmediğini söylerim!” “Bana bak senin canın çok kaşınıyor ha!” “İyi kaşı o zaman!” İstediğimi almam için arsız olmam lazım. Resmi nikahım olmazsa ben hiç olurum kaybolurum bu hayatta.. Israrım da bu yüzden aileme iyi bir hayatta olduğumu göstermek. Acılarını içinde yaşayan biriyimdir. Bu zamana kadar ağlanıp sızlanmadım. Hele ki böyle bir olayla beni daha çok merak ederler. Bu yüzden kan kussam kızılcık şerbeti içtim diyeceğim. Dibime girip çenemden sıkıca tuttu. “Kaşırsam seni kanatırım! Razı mısın?” “Razıyım!” “Hiçbir zaman düşündüğün gibi bir evliliğimiz olmayacak! Razı mısın?” “Düşündüğüm bir evliliğin olduğunu nerden çıkardın?” “Nikah istemenden.” “Nikah yerim yurdum belli olsun diye istiyorum. Yoksa dini nikahı bozup kuma da getirebilirsin o sana senin düşündüğün evliliği yaşatır!” “Çok biliyorsun sen! Düş önüme!” “Dediğimi yapmazsan gelmem! Aşirete söyleyelim onlar gerekeni yapsın! İkimizde ne olacağını çok iyi biliyoruz değil mi?” Eğer aşirete söylersek onu Mardin’den kapı dışarı ederler. Bir çok sülale kendi sülalesi de dahil olmak üzere gözden düşer. Güç buradaki erkeklerin her şeyidir. Yani kızlar karşımdaki çam yarması benim dediğimi kabul etmek zorunda! “Tamam kabul ama benim de bir şartım var!” “Söyle” “Soyadın değişecek madem. Asla ailenle görüşmeni istemiyorum! Sen Resuloğlu soyadını alacaksan bizim gibi olmalısın!” “Tamam kabul! Özel günler hariç!” “Hayır!” “Keyfi olarak ailemin yanına gitmem ama özel günlerde gitmek zorundayım.” Biraz düşünüp beni pis bakışlarıyla süzdü. Utanmıştım ama başımı dik tuttum. “Tamam başka şartın var mı?” “Hayır yok” “Tamam her şeye razıysan gel” O beni beklemeden arabaya ilerledi bende dediğini yapıp peşinden gittim. Arabaya binip Resuloğlu konağına doğru yola devam ettik. Ne o konuştu ne ben. Büyük bir konağın önünde durdu. Korumalar kapıyı açtı. Aşağı inince beni beklemeden içeri geçti. Hemen arkasından bende içeri geçtim. Terasta siyahlar içinde oturan kadın bize baktı. Anlamaya çalıştı. Yavaşça aşağı indi. Bana bakarak konuştu. “Düşündüğüm şeyi yapmış olamazsın Seyit!” Seyit mi? Seyit kimdi ki? “Aşiret çok ısrar etti. Bawer ağa direndi ama berdele karar verdiler.” Demek Ethem’in başka bir ismi var. Seyit.. Güzel isim. “Sende aldın getirdin öyle mi Seyit?” “Anam öyle biri olmadığımı biliyorsun ama mecbur kaldım.” “İyi o halde ben gerekeni yaparım. Getirin kızı!” Adamlar her iki kolumdan tuttu. Beni tutunca Ethem adamlara attığı bakışla beni bıraktılar. Yaşlı heybetli kadın Ethem’e bakış atıp bana döndü ve belinde ki silahı çıkarıp bana doğru tetiği çekip silahı ateşledi. Gelen kurşunla yere düşmüştüm. Sol kolumda ki sızıyla güçlü durmaya çalıştım. Kolumu sıkıca tuttum. Kendimi sıktım ağlamamak için ama gözyaşlarım isteğimin dışında dökülmeye başladı. Bağrışma sesiyle kendime geldim. “Naptın sen anne?!” “Kes sesini! Bu konağa girmek öyle kolay değil! Çeksin cezasını!” Onlara istediklerini vermeyecektim! Onlara boyun eğmeyeceğim! Ben Şahvar kızıyım! Hayır Füsun ağlamaman gerekiyor! Hayır ağlama! Ethem yanıma gelip koluma baktı. Ben ise konağın avlusunda çömelmiş yerdeki taşların desenlerine odaklanmıştım. Yabancı sesler gelmeye başlayınca gözlerimi kapatıp acımı unutmaya çalıştım. “Abi noluyor?” “Kim bu kız?” “Anne napıyosun elindeki silahla? İndir onu!” Gelen sorulara aldırış etmeden Ethem bana bakıyordu. Elindeki şalımı koluma bağladı. “Bana bak!” Hareket etmeyince koluma dokundu. Artık gücümün sonundaydım. Önümde bir çift kadın ayakkabısı görünce kafamı kaldırdım. “Ayağa kalk!” “Anne yeter bu kadar hadi geç odana!” “Sana ayağa kalk dedim!” Dediğinin yapıp güç bela ayağa kalktım. Gözlerimin içine bakıyordu. “Ethem’in, topuğuna sıktığı meymenetsiz sendin değil mi?” Beni ablamla karıştırıyordu. E normaldi kimse bilmezdi böyle bir sonuç olacağı.. “Anne bu o kız değil!” “Ben-ben.. Füsun..”
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE