|3|

1002 Kelimeler
Ethem Düşecekken belinden tutup kucağıma aldım. Odama çıkıp onu yatağıma yatırdım. Ayağımın acısını bile unutmuştum. Kardeşlerim ve annem de peşimden geldiler. “Oğlum kim bu kız?” “Rosim itinin Eslemden sonraki kardeşi. Füsun..” “O pisliği neden berdel etmediler?” “Ablasının sevdiği varmış. Ben Rosim’in kafasına sıkacakken bir anda odaya girdi. Kolumu ısırınca Rosim Bawer ağanın arkasına sığındı. Bawer ağa elinden geleni yaptı hepimiz için ama aşiret üyeleri kudurmuş gibi al kızı git dediler! Dediklerini yapmasaydım olacakları biliyorsunuz. Kan davasını bitirdiğini göster dediler.” “Şarjörü boşalttım deme!” “Aynen öyle yaptım.” Annem ve kardeşlerim delirmiş gibiydi. Annem Füsun’un yanına gitti. Koluna baktı. “Abisinin ablasının cezasını bu kıza mı ödettim ben Seyit?!” “Sana yapma demiştim!” “Bilmiyordum Seyit! Şimdi ne napacaksın bu kıza?!” “Bilmiyorum.” “Bu kızı nikahına alacak mısın?” “Alacağım” “Yazık oldu kıza.. İyi o zaman karın olacak madem iyileştir üstünü başını değiştir yarına ayaklanmış olsun! Yarın Burhan’ımın cenazesini kaldıracağız.. Ah oğlum evladım senin intikamın yerde kalmayacak inşallah annem! Allah bana can sağlığı verdiği müddetçe ben o kanı dökmeden gitmeyeceğim bu dünyadan!” Annem harap olmuştu. Üzüntüsünü çok iyi saklayan bir kadındı. Biz masum olana asla dokunmazdık. Annem birinin suçunu kanından bile olsa başkasına ödetmesine karşıydı. Annem odasına gidince kardeşlerimden Siraç yanımda kaldı. “Abi Burhan abimi öldüren adamın kardeşini nikahına nasıl alacaksın?” “Merak etme Siraç ailesiyle bağı kalmayacak sadece ailesi biz olacağız!” “Abi eğer nikah kıyarsan ailemize bir çocuk da vermesi gerekir. Eğer çocuk veremez-“ “Siraç kes sesini bu şu an konuşacağımız son şey! Çık dışarı! Halimeleri çağır!” “Doğru bu abi ya da kuma getirirsin!” “Siraaaaççç!!” Kardeşim gittikten sonra başımı yanımda yatan kıza çevirdim. İmkansızlığın bu kadarı da fazlaydı. Abisi ve ablası için kendini ortaya attı. Tüm öfkem içimde kalmıştı. Kızamıyordum bu kıza da.. Ben de olsam atlardım.. Küçücük minyon tipli bir kızdı. Saçları simsiyah dalgalı, gözlerine çektiği sürme akmıştı. Dudakları kurumuştu. Belki hayali vardı ve şu an abisi gibi it biri yüzünden hayatı mahvolmuştu. Kapı açılınca aile doktorumuz Sabahattin abi geldi. “Geçmiş olsun Ethem’im iyi misiniz? Taybat Hanımefendi aramıştı senin için bacağın nasıl bakayım” “Bana değil ona bak” Başımla kızı göstermiştim. Sabahattin abi bana baktı sonra kıza baktı. Hemen baş ucuna gidip koluna baktı. “Bu kim aslanım?” “Füsun..” “Neyin oluyor?” Söylemesi bile zor geliyordu. Derin nefes aldım. “Karım olacak..” Sabahattin abi şaşkınca bana baktı. Daha sonra olayı anlamış olacak ki şaşkınlığını atıp kıza odaklandı. Yerde ki çantasını açıp içinden makas çıkardı. Omuz tarafından elbisesini kesmeye başladı. Mahrem yerlerine gelince elimle durdurdum. “Dur orda! Elbisesinin kolunu kes yeter!” “Ben doktorum işime karışma ve bu kız, kızım yaşında neredeyse!” “Kızın değil ama Sabahattin abi! Dediğimi yap!” “Çok biliyorsun madem o zaman al makası sen kes üstüne de temiz bir çarşaf ört elbisesi toz çamur içinde mikrop kapabilir.” Makası bana verdi ve odadan çıktı. Makası kenara atıp üstünü yavaşça çıkarttım. Teni bembeyazdı. Çiçekli gecelik vardı elbisesinin altında. İstemsiz gülümsemiştim. Annemin geceliklerine benziyordu. Geceliğini de rahat çıkarmak için makasla kestim. Tamamen çıkaracakken altında bir şey olmadığını gördüm. Kafamı çevirdim. Hassiktir ya! Hemen üstünü örttüm. Dolaptan temiz bir çarşaf çıkardım. Tek omzu açıkta kalacak şekilde üstünü kapattım. Başını kaldırıp saçını tek bir tarafa doğru topladım. Geri kalan yeri kapatacakken dizlerindeki yarayı gördüm. Dizleri açıkta kalacak şekilde kapattım bacaklarını. Düştüğünde olmuştu bu yaralar. Sabahattin abiyi çağırdım. Gelince omzunu temizleyip yarayı kapattı. Dizlerini de görünce orayı da temizleyip kapattı. “Sıra sende gel bakayım sana” Koltuğa oturunca bana baktı. “Burda olmaz uzanman gerekiyor” “Abi kontrol et işte hadi” “Olmaz Ethem! Hadi!” Yavaşça kalkıp yatağa geçtim. Ayağımı pansuman etti ve yarayı kapattı. “Şanslısın ki kemiğe gelmemiş. Sıyırmış. 1-2 saat dinlen sonra kalkabilirsin” “Ne 1-2 saati?” “Seni bildiğim için öyle söyledim yoksa yarına kadar kalkma derdim.” Sabır çekip yanımdaki kıza döndüm. “O da iyi yarına bir şeyi kalmaz. Bir şey taşımasın. 1-2 haftaya kaynar dikişleri.” “Sağol abi sana da gece vakti zahmet verdik” “Saçmalama aslanım geçmiş olsun” “Sağolasın” Sabahattin abi çıkınca Halime geldi. Bizi yatakta görünce başını eğdi. “Beyim beni çağırtmışsın” “Temiz kıyafet getir” “Tamam beyim” Halime çıkınca başımı geriye yasladım. Kısa bir süre sonra annem odaya girdi. Yatakta görünce şaşırdı sonra ayağımı ve kızın kolunu dizlerini görünce ifadesini düzeltti. “Ethem Halime’den kıyafet istemişsin” “Evet, benim kıyafetlerimi mi giysin?” “İmam çağırdım gelecek. O gelene kadar uyanır mı?” “Uyanır. Uyanır da böyle mi çıkacak anne dışarı?!” “Ben kendi kıyafetimden vericem. Giysin şimdilik taziyeden sonra alışverişe çıkar bir şeyler alırsınız” “Sen uğraşırsın ben uğraşamam!” Annem sinirle bana bakıp odadan çıktı. Tekrar odaya geldiğinde elinde beyaz bir elbise ve şal vardı. Diğer elinde de poşet vardı. “Çık sen ben kızı hazırlıyayım” “Yapmak zorunda değilsin uyanınca kendi yapar” “Onun suçu yok oğlum! Eziyet etmeye de gerek yok! Ama Allah büyük suçlu olan cezasını bulacak!” “Neden böyle bir anda iyi oldun anne?” “Biz ne zamandan beri kötü olduk Seyit? Bize dokunulmayana kadar kimseye zulmetmedik! Bu kızı ablası sandım ama o değilmiş.. O kız olmadığını bildiğim halde kötü davranamam. Hem sana hesap verecek değilim çık dışarı!” Anneme uzun uzun bakıp çıktım. Aşağı indiğimde küçük kardeşlerim sinirle bana bakıyordu. “Heh geldi damat bey!!” “Orhan sus!” “Siraç abi beni susturma!” “Bırak Siraç! Orhan, konuş aslanım ne oldu?” “Bu sabah abim öldü. Akşam da diğer abim!” Sinirliydi haklı olarak ama anlaması için zaman lazımdı. Kardeşlerime anlatırdım töreyi aşiretleri ama Orhan daha küçüktü. Toy zamanı olduğu için şu an anlatsam da anlamazdı beni.. “Orhan daha küçüksün oğlum ama anlayacak yaşa geldiğinde yine konuşuruz” “Ya sen o oruspuyu neden bu eve getirdin?! Neden o itin kardeşini berdele kabul ettin?!”
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE