Hasan beni çiftliğin kapısında beni bıraktığı yere geri geldiğinde yüzüme dikkatle baktı. Sanki yüzümden ne olduğunu okumaya çalışıyordu. “Nasıl geçti?” diye sordu. Bir an düşündüm. İçimde hala Tarık’ ın bakışları, söyledikleri, sessizliği dolaşıyordu. “Umduğumdan daha kolay.” dedim. Gerçekten öyleydi. Biri Bahoz’ u benim üzdüğüm gibi üzseydi ben o kişiyi parçalayabilirdim. Tarık ’ın da benim gibi hissettiğini biliyordum. Onun gözlerinde gördüğüm şey buydu zaten. Öfke, kırgınlık ve Bahoz’ a olan sadakat. Yine de beni yaka paça dışarı attırmamıştı. Bu bile bir şeydi. Arabada sessizce eve döndük. Hasan birkaç kez bana bakacak gibi oldu ama konuşmadı. Belki de anlatmak istersem anlatacağımı biliyordu. Ama anlatmadım. Çünkü artık her sözüm, her adımım bebeklerimin hayatına dokunuyord

