O an tüm vücudumda bir karışıklık vardı; korku, adrenalin ve kararlılık birbirine girmişti. Hasan beni çiftliğin önüne götürdüğünde kalbim deli gibi atıyordu. İki küçük çocuk, Havin ve oğlum… Onları düşündükçe adımlarım hem ağır hem de hızlıydı. İçeri girme girişimim için gereken cesareti toplarken, Tarık’ ın tepkisini de hesaba katıyordum. “Tarık ile görüşeceğim.” dedim, ama kapıdaki yaşlı bekçilerden biri sert bir bakış attı. “Tarık bey burada değil.” dedi. Sesi tatmin edici değildi; inanmadığımı hissetmiş olmalıydı. Ama elimden gelen tek şey beklemekti. İçeri girmek için zorlamaya kalkarsam ya fark edeceklerdi ya da işler kontrolden çıkacaktı. Tarık’ ın tepkili olduğunu biliyordum. Ama fazla bekleyemedim. Tarık geldiğimi duymuştu büyük ihtimalle belki çıkar dedim ama çıkmadı bende eve

