İLKLER

2210 Kelimeler

Erdem ’le yemeğe gittik. Deniz kenarında küçücük, salaş bir köfteciye oturduk. Masalar eskiydi, boyaları soyulmuştu ama manzara güzeldi. Tuzlu deniz havası, dumanı üstünde köftelerle karışıyordu. Erdem tabağı önüme bırakırken gülerek, “Sen böyle şeyler seviyorsun, sarmayı saymazsak tabii..” dedi. Ben istemesem de gözlerim parladı ama çabucak çatalımı elime alıp önümüme döndüm. Benimle ilgili şeyleri unutmaması hoşuma gidiyordu. Yemeğimizi sessizce yedik. Sessizlik dediğime bakma, içimde fırtınalar kopuyordu. Erdem arada göz ucuyla bana bakıyor, sanki bir şey söylemek istiyor ama susuyordu. Ben de ona bakmamaya çalışıyordum. Erdem’ le o salaş köfteciden çıktıktan sonra sahil yoluna doğru yürümeye başladık. Etraf çok kalabalık değildi. İnsanların gürültüsünden uzakta olmak içimi biraz

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE