“Üzülme.” Akmadan damlaları göz pınarlarında yakalayıp sildim. “Daha fazla ağlamak yok. Şimdi daha iyiyim, benim için üzülmene gerek yok. Kendini düşün.” Başını iki yana sallayarak itiraz ettiğinde hiç şaşırmasam da oflamadan duramadım. “Sen sadece kendini düşünebiliyor musun?” “Hayır.” Dedim hiç düşünmeden. “Benim önceliğim sensin. Bundan sonra da hep sen olacaksın.” “O zaman kendime öncelik tanımamı nasıl beklersin?” “Eğer illa beni düşüneceksen kendine dikkat ederek bunu göster. Sen kötü olursan ben bedbaht olurum, unutma.” “Çok ısrarcısın.” “Ben senin aşkının ısrarcısıyım artık. İstediğim o. Tek istediğim sensin.” Yaklaşıp dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Öpücüğü kısa, masum ama bir o kadar da dağıtıcı özellikteydi. Beni darmaduman etmesi onun için çok kolaydı ama birçok şeyi

