Cemre Yine aynı koridordaydım. Bunun bir rüya olduğunu kendi kendime söyleyip dursam da uyanamıyordum. Sanki daha önceki gelişimde burası bu kadar sıcak değildi. Oysa şuan alnımdan ter damlaları süzülüyordu. O kadar bunalmıştım ki biran evvel serin bir yere kendimi atma düşüncesi ile ilerledim ve soldaki ilk kapıyı açtım. Kapı bu kez bir sokağa açılmıştı. İlk seferde dışarıya açılan kapıyı tutturduğum için şanslı olduğumu düşündüğüm sırada, mantıklı yanım ‘Bu bir rüya, Cemre. Burası da gerçek bir bina değil, senin kafanın içi.’ Diyerek beni uyardı. Haklıydı. Haklıydım. Bu kesinlikle bir rüyaydı. Çünkü eskiden Ateş’in oturduğu binanın önünde duruyordum. Öğrencilik yıllarımda bu eve birkaç kez gelmiştim. Bitirme tezimde Ateş bana yardım ediyordu, birlikte birkaç kez sabahlayıp ders çalışm

