Cemre Önümde uzanan upuzun bir koridor vardı. Floresan lambalar sayesinde yolum az dolsa aydınlanmıştı. Nerede olduğumu da burada ne yaptığımı da bilmiyordum. Bildiğim tek şey buradan çıkmak istediğimdi. Koridor boyunca birçok kapı vardı. Hangisinin beni çıkışa yönlendireceğini de bilmiyordum. Bir tanesinden başlamaya karar verdim. Sağımdaki ilk kapıyı açtığımda karşıma bembeyaz bir kanepe çıktı. Biri oturuyordu. Daha bana dönmeden tepesinde topladığı saçlarından onun Ateş olduğunu anladım. “Gelsene.” Güler yüzüyle yaptığı bu davete kayıtsız kalamadım. Avcunun içiyle kanepede yanına oturmamı işaret edince geçip yanına oturdum. “Ne yapıyorsun burada?” diye sordum sakince. Onu gördüğüm için her zamanki gibi heyecanlanmıştım. “Bizi izliyorum.” Çenesini

