Kandemir’in yüz ifadesi değişmedi. Zaten değişmezdi. Yargılamaz, not alırdı. Rafuel güldü. Küçümseyerek. Sanki bir çocuk oyuncaklarını yere fırlatmış da ben de onunla oynamamışım gibi. “Adamlarınız beceriksiz,” dedim. Alaycı başını salladı. “Yıllardır bu işin içindeyiz. Luis, doğduğu günden beri sahada. Sen kimsin de bizim adamlarımıza beceriksiz diyorsun?” “Sadece tespit yapıyorum,” dedim. Rafuel, yere baktı. Sonra Kandemir’e döndü. “Luis’in cezası bende,” dedi. “Bugünlük onu ben alıyorum.” Kandemir başını salladı. Bu konuda anlaşmış gibiydiler. Luis’in iki adam tarafından kaldırılıp götürülüşünü izledim. Ayakta zor duruyordu, göz göze gelmedik. Gerek yoktu. Kandemir Rafuel’e döndü, “İçelim mi?” dedi. Rafuel “Olur,” dedi. Arka bölmeye geçtik. Küçük bir oda. Kirli deri koltuklar, o

