Şarap kadar sevapsın

987 Kelimeler
Eğer seni yudumlama imkanım olsaydı kuşkusuz kadeh kadeh içerdim ..... ""* Bara gelmişler ve Barın yine hesabı üstlenmişti. Cantekin'e sözü vardı. Dörtlü koltuklara yayılırken özel oda kiralamıştı Barın. Bunu kimse için değil Sena için yapmıştı. Şimdi yanlarında bir kız eşlik ediyordu ve onu herkesten her şeyden sakınmak istiyordu. Barın oldum olası böyleydi. Özel odaya geçiş yapınca içkiyle başlamıştılar. Sena küsüp atar yapınca alkolsüz içecek istemişti. "Cantekin içiyor ama bende istiyorum." Barın ona bakarken "Sana da doğum gününde sözüm olsun." deyince Sena kabul etmiş ve dört gözle doğum gününü bekliyordu. Sedat içkiyi ağırdan alırken Tarık daha şimdiden uçmuştu. Sena onları boş verip şarkı arayışına girdi. İçerisi yalnız onlara özeldi ve bu fırsatı kaçıramazdı. Genelde abisi ve Barın böyle yerlerde çok dikkat ederler ve asla buralara gelmesine izin vermezdi. Bugün hepsinin de gönlü olmuşken fırsatı değerlendirmeliydi. Yanı başında canlı müzik vardı. Ve canlı müzik söyleme imkanı varken bunu değerlendirmeliydi. Bunu yapmayı çok istemiş hiç fırsatı olmamıştı. Canlı şekilde sesini ilk kez duyacaktı. Duş alırken söylediği bence çok sayılmazdı. Burası sahneydi. Cantekin iki şişe bitirmişti. Daha ilerlemeyi istese de kontrol Barın'daydı. İki şişeyi devirse de Cantekin dayanıklı çıkmıştı. Tarık çoktan kafayı bulmuş sahnede Sena'ya eşlik ederken Cantekin ve Barın ikiliyi izliyordu. Sedat ise kayıplara karışmıştı. Barın buraya geldiğinde içtiği özel yapım içkisini yudumlarken şarkı söyleyen kıza baktı. (Sena'nın resmi) Beyaz kesinlikle onun rengi olmalıydı Beyaz kesinlikle onun rengi olmalıydı. Elbisenin sadeliği masumluğuna karışmış ve muhteşem durmuştu elbisesi. Hiç bir kadına bu kadar yakışamazdı beyaz. Beyazın içinde adeta kanat çırpıyordu. Kadınsı hatları yoktu. Aksine sevimli ve masum bir yanı vardı. Hoş kelimesi onda en güzel duracak kelime olurdu. Teni kusursuz ve elbise onu kusursuz yapmıştı. Barın'ın kelebeğiydi. Kanatları çıkmıştı şimdi. Acaba bir gün uçar mıydı? Kelebek özgürlük düşkünü müydü? yoksa özgürlüğü kendi içinde hapsetmek mi isterdi? Ondan uçmasındı. Bu duru güzellik sonsuza kadar Barın'ın olamaz mıydı? Barın onu kendine saklamak istiyordu. Barın bu gece aslında kafayı bulmak istiyordu. Kelebeği kendisine hapsetmek istemesi onda kafa buldurmak hissi oluşturuyordu. Elindeki içkisini bırakıp tekilalara geçiş yaptı. Ağzında acımtırak tat bırakan tekila tıpkı kelebeğin ondan uçması gibi canını yakmıştı. Bir bardak daha devirdi. Bu acı hiçbir tekilaya benzemiyordu. Hiçbir içki zihnindekileri uyuşturmaya yetmiyordu. Çok ileri giden Barın'ı tutan Cantekin oldu. "Şarap kadar sevapsın. Onun kadar asılsızsın." sözleri anlamasa da kafasını aşağı yukarı salladı. Cantekin'in onu durdurmasıyla firenlemişti kendini. Abilik yapması gerekirken Cantekin ona mukayyet oluyordu. Bugün böyle olsundu. Ödeşirlerdi. (Sena'nın bacağındaki dövmesinin resmi) Sırtını dayadı koltuğa ve karşısında dans eden kıza baktı. Çıplak teni arşınlanmamış nehir gibiydi. Onu adeta aşka davet ediyordu. Kumral saçları omzuna dökülürken hırçın bir rüzgarı kendi benliğiyle alt eden sam yelindeydi. Kolları kanat gibi uçmaya hazır ve ayakları ona eşlik edecek kadar güzeldi. Sena kelebekti. Ayak bileğine işlettiği kelebek gibiydi. Kırmızı onda soluk dururken aşka yolu düştüğünde o kelebeğin onda elbet bir gün can bulacağına emindi. Etrafına yayılan çizgiler arayış içinde olduğunun kanıtıydı. Kanatları eşsiz ve kalbi o kelebeğin yüreğine konmasını istiyordu. Kelebeği renklendirmek ve canında kanında uçuşsun istiyordu. Barın çok şey istiyordu. Cantekin yerinden kalkmış ve ikiliye eşlik ederken hepsinin keyfi yerindeydi. Cantekin içkiye oldukça dayanıklı ve iradesi Barın'dan daha kuvvetliydi. Bugün yerle ihsan olan benliği şarkı sözleri kadar uçuk kaçıktı. İçki dindirmiyordu düşüncelerini. İstekleri çoğalıyor ve kendini dizginleyemiyordu. Sıkışıp kalmıştı kalıbında. Yerleşmek istese kabı dar genişlemek istese onu almayacak kadar küçüktü. Tekilayı kafasına direk dikti. Acı dilini uyuşturmuştu. Hislerini de uyuşturacak bir tekila yok muydu? Ağzına attığı limon tekilayla karıştığında çok farklı bir lezzet uyandırmıştı. Tabaktan aldığı bir küp şekeri ağzına attığında ise tüm tatlar birbirine karışmıştı. İşte şimdi ağzından tat gibi olmuştu hisleri. Acı, ekşi ve tatlı.... Barın ise hepsine meftundu... Elinde boş tekila kadehi şarkıyı seslendirmeye başladı. Aklı, mantığı ve duyguları da şarkıya dökülmüştü. Seni bana ayırdım, bütün İstanbul biliyo ' Çok söyledim ama kendini ölümlü sanıyo ' İnanmazsınız sesinde kuşlar yaşıyo' Ah bi' de gülünce , kafam yanıyo ' Başını kaldırdığında hepsi susmuş onu dinliyordu. Barın ise düşüncelerini dile getiriyordu. Seni bana ayırdım, bütün İstanbul biliyo ' Çok söyledim ama kendini ölümlü sanıyo ' İnanmazsınız sesinde kuşlar yaşıyo ' Ah bi' de gülünce , kafam peynire dönüyo ' Öyle de güzeldi gözleri Bıraksam içine bi' kendimi Tutuştur içine çek beni Yavaş yavaş Ölümüne güzeldi, Böyle nasıl yaşıyo '? Sert kıyılarında ne gemiler batıyo' Dokun .... Dokun yaralarıma. Çiçekler açıyo Ah bi gülünce kafam peynire dönüyo Bu kıza serenat yapacak kadar kafayı bulmuş ve Sena kesinlikle onda bir dünya kafa yapmıştı. Cantekin ve Sena şok geçirirken Tarık söylendi. "İt herif kapatsan çeneni ölürdün. Bir de benim şarkıma sıçma şaşırayım. Okuldayken korodaydı. O kadar zorlasak söylemez. Şimdi ne hikmetse burada döküleceği tuttu." Tarık lavaboya giderken bir taraftan da homurdanıyordu. Ne güzel sesinin güzelliğiyle iki dakika takılıyorlardı. İt Barın! ağzını açtıktan sonra Tarık artık yumurta yutsa çıkartamazdı onda ki sesi. Sena gülümsedi. Kalbinde çiçekler açmış ve Barın tarafından ormanı yeşermeye başlamıştı. Barın'ın ilk kez sesini duymuş ve gözlerinin içine bakarak söylemesi Sena'yı etkilemişti. O an rüya olamayacak kadar gerçekti ve her şey çok güzeldi. Şuan göbek atmak istiyordu. Atacaktı da. Şarkıyı yazdıktan sonra Cantekin'in elini tutup dans ederek söylenmeye başladı. Valla dert oldun bana Kurban olurum ben sana Ruhum hasta kal yanımda Seviyorum seni anla Yardım et Yarabbi Oldum ben deli gibi Seviyorsan tut elimi Leylayım ben sana Cantekin elini tutmuş ve ona yakınlaşmasıyla dans etmeye başladılar. Cantekin arada Sena'nın elini tutup etrafında döndürüyordu . Sonrasında birbirlerine daha da yakınlaşmışlar ve belini tutarken başını Cantekin'in boynuna gömdü . Bugün diğer günlere tezat serap olamayacak kadar güzeldi.... Barın ise onların bu hallerine dayanamadı ve ikilinin yanına geldi. Sena onun göğsüne sığınmalı ve bu güzel kızla bu gece onun dans etmesi gerekiyordu. Tamam dansın ötesinde çok daha başka şeylerde yapmak istiyordu. Bunun için ise öncelikle onu kolları arasına alması gerekliydi. Tam dengesini kuramıyor ve Sena'yı bulmakta oldukça zorlansa da sanırım bunu en son başarmıştı. Sena şimdi kolları arasındaydı değil mi? Doya doya koklamalı ve bu kızı öpmeliydi... Gülden aldığı tat dudaklarıyla eş değer mi? bunu anlaması gerekti... Yardım et Yarabbim Oldum ben deli gibi ve seviyorsan lütfen yıldız butonuna:)))
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE