Ellerini ceplerine sokmuş, kontrolü dışında yaşanılanları seyrediyordu Ahmet Yılmaz. Bütün adamları tutuklanmıştı. Lüks malikanenin içini bir sürü asker doldurmuştu ve o artık yolun sonuna geldiğine emindi. Karısı Nermin, oğlu ile birlikte İtalya'da kalmıştı ve eğer kendisini açıklama şansı verilmezse onların da başı beladaydı. Öte yandan Barlas karısını sarmalamış, hem onu hem kendisini, Nefes'in kurtulduğuna ikna etmeye çalışıyordu. Aklı çıkmıştı Nefes'e bir şey olacak diye. Şimdi karısı sağ salim yanında diye saniye de milyarlarca şükür ediyordu. Sımsıkı sardığı kadınının sağ şakağına bir öpücük daha bıraktı bunları düşünürken. Biran önce onu bu evden alıp gitmek istiyordu. Nefes ise bir diğer şükürler eden kişiydi. Umudunu kaybetmemiş, sukunetini korumuştu ilk andan itibaren, lakin i

