bc

SENLE ESTİ AŞK

book_age18+
40
TAKİP ET
1K
OKU
HE
confident
neighbor
drama
sweet
bxg
campus
city
highschool
childhood crush
secrets
musclebear
love at the first sight
teacher
like
intro-logo
Tanıtım Yazısı

-Bunu bana yapma Mevsim.Dayanamam...- Daha yeni bulmuşken seni , benden seni bırakmamı isteme...Gözlerinde ki yaşları silip Rüzgârın yanağına elini koydu.- Ben de seni yeni buldum ama yere göğe sığdıramadığım adamı bir fotoğraf karesine sığdırıp, ona olan güvenimi yerle bir ettiler, anlıyor musun ? - Yapmadım mevsim,yapmadım sana yemin ediyorum... Derin bir nefes aldı Mevsim ve arkasını döndü sevdiği adama. - Biraz zaman ver bana, toparlanmam için dedi ve içinden" birde o sarı yellozun saçını başını yolmam için... " Yumruğunu sıkarak uzaklaştı ordan. Rüzgâr'ın gözünden iki damla yaş düştü.Bir Rüzgâr esti, bir Mevsim geçti...Ama yine Bahar geldiğinde esecekti Rüzgâr...

chap-preview
Ücretsiz ön okuma
İSTANBUL'DA SONBAHAR
Mevsim rüzgârları ne zaman eserse, O zaman hatırlarım Çocukluk rüyalarım, Şeytan uçurtmalarım... Mevsim, gözlerini aralarken içeri sızan ilk bahar güneşinin ışığı gözünü aldı; açtı, sonra tekrar kapadı gözlerini. Bu şarkıyı o kadar çok seviyordu ki, gözlerini açamasa da içinden eşlik etti şarkıya... “Akşama doğru azalırsa yağmur Kız Kulesi ve Adalar Ah, bur'da olsan, çok güzel hâlâ İstanbul'da sonbahar ” derken Teoman’a dayanamayıp yataktan fırladı. Balkona çıkıp sesin nereden geldiğine baktı ama yetişemedi; şarkı çoktan bitmişti. Kolundaki saate bakıp erken bir saat olduğunu görünce, “Oh be, daha çok varmış,” deyip kendini yumuşacık yatağa geri bıraktı. Mevsim, son sınıf mimarlık öğrencisiydi ve bu son yıl biraz heyecanlı, biraz buruk geçiyordu. Okulu bitirmek kolay gibi görünse de, asıl önemli olan okul biter bitmez bulacağı iş ve hayal ettiği kariyerdi. Sınavları bitmek üzereydi ve bahar gelmişti; bu yüzden biraz da rahatlamıştı. Usulca gözlerini kapatıp uykuya bırakmak üzereyken... Annesi, adeta bir pehlivanın rakibini kucaklar gibi kapıyı açıp içeri daldı. “Mevsim kızım hadi kalk, kahvaltı hazııııırr!” diyerek sarsmaya başladı kızını. “Allah aşkına anne, insan mı uyandırıyorsun yoksa halı mı sirkeliyorsun sabah sabah...” diye cırladı Mevsim. “Böyle mi insan uyandırılır be? Elalemin anneleri öper, koklar; bizimki utanmasa güreş tutacak benimle.” diyince annesi o şen kahkahasını tutamadı. “Allah iyiliğini versin kızım, nereden buluyorsun sabah sabah şu lafları? Hadi benim bal kızım, güzel bir kahvaltı yapalım seninle, hem börek de kızarttım...” Annesi Bahar Hanım, şen şakrak, çıtı pıtı kırklarında bir kadındı. Aslında doktordu ama uzun zamandır çalışmıyordu; kendini ailesine ve Mevsim’e adamıştı. Annesinin vazgeçmeyeceğini anlayan Mevsim ellerini kaldırıp dua etti: “Ahh kara bahtım, kör talihim, anadan yana gülmedi yüzüm... Bari kariyerimden yana güldür Allah'ım, kolayca geçeyim sınavları, güzel de bir iş bulayım. Amin.” deyip yatağından kalktı. Elini yüzünü yıkayıp masaya yaklaşınca Mevsim’in gözleri adeta fal taşı gibi açıldı... Annesi sadece börek kızartmamış, en sevdiği şeyi, otlu poğaçayı da yapmıştı... Poğaçaları görünce ağzının suları akan Mevsim bir parça koparıp ağzına attı: “Mmm, anne sen bir tanesin ya,” dedi ve yanağından kocaman öptü annesini. İşte şimdi günü güzelleşmişti. Mutlu ve huzurlu bir kahvaltı hayal eden Mevsim, duyduğu matkap sesiyle kaşlarını çattı... Annesi, “Karşı daireye birileri taşınıyor, sabah kamyon vardı apartmanın önünde, ben bir bakayım kapıdan,” diyip fırladı. Arkadaş canlısıydı annesi; karşı dairedeki kişi kafa dengi çıkarsa vay halimize diye düşünüyordu. Mevsim kafasını sağa sola salladı. Beş dakika geçmeden annesi içeri girdi: “Kızım karşıda benim yaşlarımda, Aysel adında biri taşınıyormuş çocuğuyla. Bir çay koyup götürelim diyorum, sen de gel tamam mı? Ayıp olmasın. Eve davet ettim ama gelmek istemediler, çok işleri varmış,” dedi ve Mevsim’in fikrini sormadan mutfağa yöneldi. Mevsim kahvaltısına keyifle devam etti. Annesi elinde tepsiyle içeri girince göz göze geldiler. “Hiç bana bakma anne, gelemem. Şurada keyifle kahvaltı edeceğim.” “Ay Mevsim hadi kızım, yalnız girmeyeyim, sen de gel. Hem belki kızı vardır, arkadaş olursunuz. Ayıp olur, ilk günden diye gelmediler, sen beni yalnız bırakma, yardım edelim, sevaptır,” dedi. Omuzlarını aşağı bıraktı Mevsim, poğaçasından bir ısırık daha alıp sofradan kalktı, annesinin ardından yürümeye başladı. Karşı daireye geldiklerinde annesi başıyla zile işaret etti... Kapı açılınca, alımlı genç bir kadın çıktı. Annesinin neden gelmek istediğini anlamıştı; tam ona göre bir arkadaştı. “Ne zahmet ettiniz, buyurun, hoş geldiniz,” dedi kadın ama bir yandan da Mevsim’i süzüyordu. Uzun kestane rengi saçları, bal rengi gözleri, ince minik halleriyle dikkat çekiyordu. “Ben Aysel, iş nedeniyle taşındık buraya, umarım iyi anlaşırız,” dedi ve kucakladı Bahar Hanımı. Sıra Mevsim’e gelince: “Ben Mevsim, memnun oldum,” dedi utangaç bir tavırla. Aysel onları masaya davet etti. Sohbetleri iyice koyulaşmıştı Bahar ile Aysel’in. O sırada Aysel, “Komşum, oturduk kaldık, yardım edelim, toparlayalım hep birlikte evi,” dedi. Aysel ne kadar zahmet vermek istemese de Bahar’ın ısrarıyla içeri, mutfağa geçtiler. “Ben ne yapayım?” diye sordu Mevsim. “İçeride odada kitaplık var, istersen sen de onları yerleştir, hem belki ilgini çeker, ne dersin?” Mevsimin bu dünyada en çok sevdiği şeydi kitaplar, seve seve kabul etti. Odalar arasında dolaşırken kitaplık değil, kocaman bir kütüphane buldu kendine... Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Hemen bir koliyi açıp kitaplara bakarken içlerinden biri dikkatini çekti. “Seninle Başladı – Mhairi McFarlane” Kitabı alıp karıştırırken okuduğu bir cümle çok dikkatini çekti; şöyle diyordu: > “Bazen biriyle tanışırsın ve bir şey olur… Sanki dünya bir anlığına durur. İşte o an, her şeyi değiştiren andır.” Bu söz Mevsim’i çok etkilemişti ama daha önce ne aşık olmuş ne de aşka dair bir şey yaşamıştı... Düşüncelere dalıp kitapları yerleştirmeye devam etti. Bu en sevdiği şeydi; kitapları yazarlarının ismine göre ayırıp dizmek... Birkaç kitabı eline alıp diziyordu ki, bir ses duyup arkasına döndü. O sırada sert bir şeye çarpıp sendeledi elinde ki kitaplar birer birer yere düştü ... Şaşkınlıkla kalakaldı yerinde... Hiç böyle bir şey beklemiyordu...

editor-pick
Dreame-Editörün seçtikleri

bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
546.1K
bc

AŞKLA BERDEL

read
91.4K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
86.9K
bc

CEO'NUN FİRST LADY'SI (+21)

read
55.9K
bc

EFSUN: AĞANIN GELİNİ

read
28.3K
bc

HÜKÜM

read
230.2K
bc

Bal dudaklım (Ağır bedeller)+18

read
35.4K

Uygulamayı indirmek için tara

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook