GÜNAH ÇIKARMA SEZONU

1043 Kelimeler
   Günah çıkarma sezonu açılmıştır! Birkaç gün arayla şimdi de eski eşimi karşımda görmek bir tesadüf olmamalı.İnsanlar bile bile bir şeyleri yapıp da kötü yansımalarının acısını kendilerinde hissetmeye başlayınca vicdanını akıl edebiliyor.Vakti zamanında onlarda olmadığını düşündüğüm özellik.Son günlerde şaşkınlığım bitmek bilmiyor.Bir yandan benimle ne işi olabilir diye düşünmekten kendimi alamıyorum.Yıllar önce boşandık, hali hazırda yeni bir evliliği de var,eeee?!..Kardeşimin gözlerindeki riyanın aynısı bakışlarında.Henüz birinin bulantısından kurtulamamışken devamı niteliğinde bir ikincisi.    Beni aradığında,çocukları görmek için diye düşünmüştüm ama, karşımdakinde o havayı bulamıyorum.Tahminimden çok farklı bir yüzle karşımda arzı endam ediyor.Yapışkan, sinsi, sadece kendini düşünen insanların rahatsız edici ifadesine sahip.Israrla konuşmayı başlatmıyorum.Nereden söze girmekte kararsız gerginliğini seyretmek az da olsa beni ferahlatıyor.Gerçi o gerginliğin çok yüksek olduğunu da sanmıyorum.Oldum olası rahat, patavatsız hatta oldukça kaba.Dobralığı saygısızlıkla karıştırıp daima eline yüzüne bulaştırmıştır.Alışıktım kısacası ve bu yüzden elimden geldiğince rahatsız olmasına çabalıyorum.Kardeşimin oturduğu koltukta tam da.Artık malum, vicdan rahatlatma köşesine dönmeye başlıyor.Evimde kötülüğün yığıldığı nokta.Öte yandan da merak ediyorum acaba kardeşimde olduğu gibi eski eşimde de görünecek mi o?!Aynı haliyle omzundan yüzüne süzülüp onun suratına bürünecek mi?! -''Nasılsın?!'' Bu tek kelime içimdeki savaşın başlamasına ruhsat veriyor.Nasılım ha!.Bu da çok garip.Vakti zamanında onca lafıma sırt dönüp gereksiz acıların yaşanmasına neden olduktan sonra karşındaki ne kadar iyi olabilir? Tabii bunlar aklımdan geçenler, bir şey yaşamamışız gibi sakin bir sesle cevap veriyorum: -''İyiyim sağ ol.'' -''Ben sizi özledim,görmek istedim.'' Alaycı bir sesle hemen ekledim: -''Ne de olsa çocukların,özlersin tabii.'' Bir an yüzüne takılan gözlerim, düşmüş bir insan yüzünü görünce yeni bir hayrete düşüyor. -''Seni de özledim.'' Zurnanın zırt dediği yerdeyiz.Beni neden özlemişse artık!.Salağa yatmak gerekiyor.Hem de eğlenceli oluyor kimi zaman. -''Sen evlenmedin mi?'' -''Evlendim.'' -''Peki bu özlemek dediğin şeyin açılımı ne o halde?!'' Başı önüne eğik, bir süre sessiz kalıyor.Eminim ne söylesem diye düşünüyor.Ben bu arada kendimi yargılamaya başlıyorum.Bir zamanlar bütün kadınlardan kıskandığım, ailemi korumak için uğrunda her şeyi yapabileceğim adam bu muydu?! Ben bu adam için mi mücadele etmiştim yıllarca?! Bana bile yabancı gelen bir gülüş çıkıyor gün yüzüne.Sinirlerim bozulmuştu.Bana bakınca hemen kendimi toparlıyorum.Sanki vakitsiz bir öksürük gelmiş gibi boğazımı temizliyorum sözüm ona.Anlık bir durum olduğu için galiba gülüşümü de fark etmiyor.En ciddi ifademi yüzüme oturtmaya çalışıyorum.Bir yandan da daha neler yumurtlayacak diye bekliyorum. -''Boşanmak çok zormuş...''  Beklediğim bomba geliyor nihayet.Suskunum, sanki orada değiliz,çıt çıkmıyor.Kolumu koltuğun yanına,elimi şakağıma yaslıyorum.Gözlerim yüzüne sabitlenmiş, bir kaşım hafif yukarıya doğru yükselmiş sadece dik dik bakıyorum muhtereme.Rahatsız mı oldu bilmem biraz toparlanıyor.Olsun, olsun! Daha da rahatsız olsun!  -''Evet zor oldu ama, hayat devam ediyor.'' İkinci bomba: -''Sen beni özlemedin mi?!'' -''Hayır!'' Bu sefer omuzları çöküyor olduğu yerde. Evvelini bildiğim için yeni bir zafer kazanmış kabul ediyorum kendimi.Vazgeçilmez olduğunu düşünen birine en büyük şok,onu bırakıp gitmektir.Biz aynısını yaşadık.Gecenin bir saatine kadar yollarını gözlediğim adam bu mu?! Sadece yüzümü değil ruhumu da uzun süre ağlatan adam! Sabaha karşı umursamaz davranışlarla gelen, bir şey söylemeye kalktığımda bana: -''Bu benim özel hayatım,sen karışamazsın!''diyen, içimi binlerce acıya bölen adam. Hayat sürprizi, beni ona karşı üstün kılmıştı şimdi ama, hiç hoşuma gitmiyor.Eskisinin benzeri bir acı veriyor bana.Kötüyü yaşama zorunda kalmak.Ki intikam almak için değil çocuklarımı ve kendimi huzursuzluktan kurtarmak için ayrılmıştım ondan.Görüyorum ki daha idrak edememiş. -''Sen haklıydın.Çok geç anladım.'' Demesiyle başka bir yaşanmışlık beliriyor zihnimde.Çoğu kişinin kabul etmeyeceği şeyleri sineye çekip çocuklarım için karşısına geçip her konuşma çabamda alaya alınışım...Eminim ne desem duymamıştı.Çünkü aklı ve planları benim dışındaydı,farklı yerler, farklı insanlar...Haklıydın demesi, sinirlerimi yeniden kırbaçlıyor ama,susuyorum.İlginçtir ki artık onun benle konuşmasının zerre kadar değeri yok nezdimde.Olan olmuş,yorgan gitmiş, kavga bitmiş!.. Birden kahkahalar atmaya başlıyorum,ardından hemen ciddileşiyorum ve: -''Ne yani boşanıp benimle yeniden evlenmeyi mi istiyorsun?!'' Adeta haykırmıştım.Hiç cevap vermiyor,gözü yerdeki halının çizgilerinde dolanıyor.Susmak,ikrardan gelir.Bu adam ya çıldırmış olmalı ya da beni iyice saf bellemiş.Birkaç saniyelik bir boşluğun ardından: -''Seninle benim tekrarımız olamaz!' diye öfkeyle söylenirken omzunda ikinci bir yüzün belirdiğini görüyorum.Bu dünyadan olmayan,peşimi bırakmayan,nasıl kurtulacağımı bilemediğim ikinci bir yüz...Korkunç gülüş yine yerinde, başını eski eşimin omzuna dayıyor.Keşke benim yerime onu istese diye çılgın bir düşünce ışınlanıyor beynimde.Hiç düşünmeden feda edebileceğim insanlardan biri olabilir.Kendimin bile inanamadığı bu fikir beynimde dolanıp duruyor.O, kola benzeyen uzantılarını eski eşime dolamış gülüyor.Diğeri ise neler gördüğümü bir bilse!..Yüzünü yüzüne yaklaştırıyor, ağzından çıkan dumana benzer bir karaltı diğerinin yüzünü neredeyse bir perde gibi kaplıyor.O an sanki kanım damarlarımda dolanmaktan vazgeçiyor.Ama, kabus bitmiyor.Olan bitenin farkında olmayan eski eşim iyice durumu zorluyor: -''Anlıyorum evlenmek istemiyorsun.Ama başka bir yolu olabilir...''Cümlenin tamamlanmasını beklerken.O çirkin gülüş, onun yüzünde dolanmaya başlıyor. -''Nasıl olacakmış bu?!'' Söylemeye korkar gibi bir süre duraklıyor ve: -''İstersen dini nikah kıyabiliriz...'' -''Pes! Sen ne çirkin bir adamsın! ....'' diye giriyorum lafa ve tek eksiğini bırakmadan sayıp döküyorum.O hâlâ konuşmaya çabalıyor: -''Hani resmi işlerde, yani borçlarım seni etkilemez diye....'' Sinirlerim zirveyi buluyor ama, bana kalmıyor.Bu dünyadan olmayanın ağzından dumana benzer siyah şey eski kocamın ağzından girmeye başlıyor.Tüm bedenini kaplamak istiyor gibi.Ani bir öksürük nöbetine kapılıyor.Gözleri yerinden fırlıyor adeta, yüzü kıpkırmızı.Oturduğu yerden yerde sürüklenir gibi müthiş bir güç tarafından savruluyor. Parmağımı bile oynatmadan karşımda kıvranışını seyrediyorum şimdi.Bana en ağır gelen şey, bunun adamlığına güvenip de bir aile olduğumuzu düşünmek.Tabii bir zamanlar.    Ani bir panik ile söyleniyorum: -''Bırak onu, yapma!'' Sesim duyulmamış gibi gelse de bu işkence sahnesi bitiyor.Tahminim birkaç saniye ama eski eşime asırlar gibi geldiği kesin.Yerde kıpırtısız duruyor.Diğeri ise ağzından çıkan dumana benzer bir şekilde kademe kademe dağılıp yok oluyor.Yere diz çöküyorum: -''İyi misin?!''diye sorarken aslında yaşayıp yaşamadığını merak ediyorum hareketsizliği karşısında.İlk önce bir karşılık alamıyorum.Öldü mü acaba düşüncesi beni yeni bir korkuya atıyor.Hırıltılı ilk nefes alışını duyunca rahatlıyorum.Yavaş yavaş doğruluyor yerden, kalkıyor.Cevap alamayınca tekrarlıyorum: -''İyi misin?!'' -''Galiba iyiyim...''diyor zayıf bir sesle ve hemen ekliyor: -''Daha önce hiç böyle olmamıştım, ne oldu birden anlamadım...'' Karşılık vermiyorum.Zaten desem de inanmazdı ki bana...Kendine gelmek,eski gücünü toparlamak için bir süre oturduktan sonra bana bakıyor ve yüzümde ne zaman gideceksin sorusunu görüyor. -''Ben gideyim...'' Yapabildiğim tek şey ona kapıyı açmak...Yorgun adımlarla ağır ağır çekip gidiyor. Bir süre ardından yola bakıyorum.Belli mi olur! Bu misafirlerin devamı olabilir.Bir zamanlar bana zarar vermiş,sonra da vicdanı tarafından rahatsız edilmiş başka biri...Hayatın ne getireceği bilinmez ki!Beynim sürekli çalışıyor,sanki bu birkaç gün ve iki kişi bana yol gösteriyor gibi...Kafamda bazı şeyler gün geçtikçe netleşiyor. Beni tutan tek bağ, adını koyamadığım bir içgüdü...Bazı insanlar bazı şeyleri fazlasıyla hak etmişken ben hâlâ bu cehennemde mücadeleye devam ediyorsam, o yüzden.Ama, şuna da eminim zaman içinde yaşananlar sayesinde son durumun adı konulacak ve ben tamamen özgür olacağım.Ortada dişe dokunur hiçbir şey yokken bunları düşünebilmem de oldukça sıradışı ve ilginç...Hiçbir şey bilmeden, iyi olacağıma inanmak...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE