Uykusuzluktan ve ağlamaktan gözlerime dikenler batıyordu sanki... Yatak odasındaki bahçeye bakan camın önünde oturmuş, boş boş dışarıyı izliyordum... Dün gece kapıyı çarpıp giden kocam olacak adam, saat sabahın 6'sı olmasına rağmen hala ortada yoktu... Hala onu bu şekilde beklediğim için kendimden utanıyordum...Ama yeminler edişi ve çaresiz yüz ifadesi gözümün önünden bir an olsun gitmiyordu.. Aklım umursama derken, kalbim sanki onu görmesem ölecekmişim kadar çok sızlıyordu... Tutulmaya başlayan boynumu ovalayarak yatakta yatan kızıma baktığımda, yine her an ağlayamaya başlamamdan korkuyordum... Ayza kendini korumak istermiş gibi kollarını gögsünde birleştirmiş ve aynen babası gibi uyurken bile kaşlarını çatmıştı.. Oturduğum yerden kalktığımda, bedenimdeki tüm kemikler sanki iç içe

