Önümdeki eti parça pinçik bir hale getirebilmiştim sonunda...Karnım feci derece aç olmasına rağmen, kafamdaki bin bir tilkinin ağırlığı mideme oturmuştu resmen... Çisemin dünkü hali aklımdan çıkmıyordu...Bir şey yapamamak, elinin kolunun bağlı olması bu kadar kötü hissettirmemeliydi insana kendini.. Şimdi ise sevgili kocamın meraklı bakışları altında ve onun mekanında karşılıklı oturmuş öğle yemeği yemeye çalışıyorduk.. Bugün Emir Çisemi gezdirme bahanesiyle bir yerlere götürecek ve Çisemin en çok beğendiği mekanı düğünleri için hazırlayacaktı... Tabii bu fikrini Mahir ve benden başkası bilmiyordu.. " Güzelim neyin var, çin işkencesi yaptın resmen yemeğine..." Ağır çekim başımı kadırıp dikkatle bana bakan Mahir ile göz göze geldiğimizde, söyleyip söylememe arasında gidip geliyordum..

