Salonda başlarını yerden kaldırmayan Mahir, Emir ve Ayzanın önünde volta atıyordum habire... Okula gidip bu yanlış anlaşılmayı düzelteceğim diye, resmen göbeğim çatlamıştı.. Kızımın sapık sıfatına soktuğu öğretmeninin, yeminler ederek kendini açıklamaya çalışmasından bahsetmiyordum bile... Çisem tekli koltuklardan birine kurulmuş ve bacak bacak üzerine atmış bir halde bizi izlerken, sonunda üç mahkumdan birisi konuşmaya cesaret edebilmişti... " Yaa Azra, benim ne suçum var Allah aşkına...Kocan kızının beynine olmayacak birşey sokmuş, küçük prenseste normal bir şeymiş gibi bunu başkasına aktarmış...Buradaki en büyük suçlu Mahir oluyor haliyle yani..." diyerek kendisini savunmaya çalışan Emire, benden başka öldürecekmiş gibi bakan bir çift göz daha vardı... Oda anlayacağınız gibi Mahird

