Van’da günler güzel geçiyordu. Hem boğucu bir nem yoktu hem de gidebileceği bir sahil vardı. İnci çok mutluydu. Doğayı, tarihi, güzel yemekleri her birini ayrı ayrı seviyordu. En çok da kocasını. Daha sonra da işini. Yeni kliniğine Taner bey ile konuştuktan sonra büyük bir heyecan içinde gitmişti. İlk gün genel bir oryantasyon şeklinde geçmişti. Arkadaşları ile tanıştı. Kendi yaşına yakın iki hekim vardı.diğer beş hekim de hem tecrübeli hem de oldukça başarılı meslektaşlarıydı. Kendisini sıcakkanlılıkla karşılayan bu meslektaşlarını öyle çok sevmişti ki daha şimdiden enerjileri tutmuştu. Hele Jale hoca vardı ki muhteşem bir çene cerrahı idi. Bir insan aynı anda hem bu kadar şık ve zarif hem bu kadar çalışkan hem her tarafa yetişen ve de işinin tüm detaylarını önemseyen bir işkolik olabili

