Ancak Servet Esin'e baktıkça onun narin yüzünde karısının tatlı simasını, mimiklerini bakışını görüyordu. Gözleri de annesi gibi yeşil mi olacaktı yoksa kendininki gibi kahve tonları mı merak ediyordu. Her halükarda bu melek adeta bir bal küpüydü. Kocaman kafasında minik minik tüyler halinde olan saçlarına dokunduğunda içi sımsıcak oluyordu. Günlerden bir gün eve geldiğinde İnci'nin ruh halini biraz değişik gördü. Annesinde de sanki bir tuhaflık vardı. Odalarına gittiğinde karısına ne olduğunu sordu. Bir şey yok dedi. Kızı ağlayınca içeri gitti hemen kucağına aldı. Annesine bir problem mi var diye sorunca "Oğlum neredeyse üç aylık olmuş çocuk tamam emiyor ama azıcık un kavurup sütle karıştırıp vereyim dedim hem kuvvetlenir hem de çabuk büyür. Neymiş efendim olmazmış gerek yokmuş. Ben iki

