Feride hanım beyninden vurulmuştu. Ne oluyordu bu rezillik neydi böyle? Nutku tutulmuştu. Kızı ne hallerdeydi, oğlu yerine koyduğu adam ne yapmıştı? Kocaman bir hayal kırıklığı yaşıyordu. Üstelik şoka da girmişti. Ağzını bir açtı bir kapadı.
Behiye hanım da aynı durumdaydı. Hiç beklemiyordu böyle bir tabloyu. Madem gözünün önünde ki kızı seviyordu ne içindi evlenmem türküsü o zaman? Aklı almıyordu. Ne yapacağını, ne düşüneceğini bilemedi.
"Oğlum." Sesine yansımıştı şoku ve hayal kırıklığı.
Yaren ise bambaşka mevzuydu. Başından aşağı kaynar sular döküldü. Hadi bu sümüklü kızı anlıyordu her kız gibi sevdalıydı abisine ama bu olanlar.. Abisi de mi seviyordu..
Mahir hemen kendini toparlamaya çalıştı. Ayağa kalktı ve ne açıklama yapması gerektiğini bilemedi. Zümra ise şoktaydı. Yer yarılsa da içine girsem diye düşünüyordu.
Gözleri doldu ayağa kalktı hemen.
"Anne ben.. Anne..."Ağzından kaçan hıçkırık konuşmasını engelledi.
Görüyordu annesinin yüzüne yansıyan hayal kırıklığı ve utancı görüyordu. Şimdi ne açıklama yapacaktı. Yaren.. Behiye hanım hepsine rezil olmuştu. İnanmazlardı. Ne dese boştu ki. Ne diyecekti! Yaren haklı çıkmıştı kendince bu kız bir oyun çevirmiş abisini kandırmıştı belli ki.
"Ana biz..yani yanlış anladınız. Konuşmak için Zümra'yı çağırdım ama bö-"
Feride hanım hızla öne çıktı ve kızının karşısına dikildi. Gözlerinden her şey okunabiliyordu.
Eli havaya kalktı ve genç kızın yanağına indirdi tokadı.
"Yazıklar olsun sana! Beni böyle utandıracak mıydın Zümra!"
Mahir öne çıkarak genç kızın önüne geçti.
"Feride te-"
"Mahir sus! Hiçbir açıklaması olamaz bu durumun. Size yazıklar olsun. Bunu nasıl yapabildiniz!"
Feride hanım artık ağlıyordu. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu. Bu darbe ağır gelmişti. Bunu nasıl yapabilirler diye düşündü. Aklını kaçıracaktı.
Behiye hanım, Feride'nin omzuna elini koydu onu sakinleştirmek adına. O da şok içindeydi ama aklı başında davranmak en iyisiydi sonra elbette sorardı hesabını. Nerede ne yapması gerektiğini biliyordu vesselam.
Yaren'in de gözleri dolmuştu bu haksızlığı kaldıramıyordu. Keşke söylemeseydi kız istemeye gideceklerini. Bilerek yapmıştı bu kızıl şeytan. Resmen plan kurmuştu.
Eğer onu aşağıda durdurmasaydı belki de bu tablo yaşanmayacaktı şimdi.
"Allah senin belanı versin yılan! Plan kurdun abimin aklına girdin! Gurursuz! Onursuzsun!"
"Yaren! Bilip bilmeden konuşma çık dışarı!"
"Hayır abi! Ya sen nasıl bir kızsın? Nasıl böyle bir tuzak kurdun da abimi yanladın! Namusun da mı önemi yok senin için. Feride hanım al gör nasıl bir kız yetiştirmişsin! İğreniyorum sizden!"
Yaren o öfke ve canının yanmışlığı ile neler dediğini bilmiyordu ama canı yanıyordu. Hayal kırıklığına uğramıştı. Ya abisi bu kızla evlenirse!
Behiye hanım kızının yanına gitti. Herkesin öfkesi, şaşırmışlığı hat safhada idi.
"Ben..yemin ederim bir şey yapmadım. Asla öyle düşünmedim. Ben gi..gidiyordum sonra Mahir abi benimle konuş-"
"Sus! Sus gebertirim seni. Hâla abi diyo anne! Hem işi pişirmeye çalış hem de kalk abi di-"
"Yeter! Ana al şu kızını götür yoksa elimden bir kaza çıkacak!"
"Düşündüğünüz gibi değil hiçbir şey. Hele ki bu kızın günahı yok. Ben konuşmak istedim ve od-"
"Oğlum. Konuşmak istediysen bunun üslubu senin mahremiyetin olan odan değildir. Elbet ortada bir şeyler dönüyor ama tamam daha fazla utandırmayacağız sizi. Gereken ne ise o yapılacak. Olan olmuş zaten."
"Anne ne diyorsun sen! Hayır! Biz akşam, Meleği istemeye gidiyoruz! Bu kızı asla abime yakıştıramayız anne. Bu sıfatsız iğrenç kızı abime nasıl yakıştırıyorsun! Bizene, namusunu düşünmek bize kalmadı. Nasıl temizlerse temizlesin. Bunu yapan daha önce de yapmıştır. Herkese kuyruk sallamıştır bu iffetsiz! "
"Sus artık! Benim kızım yapmazdı böyle şeyler. Daha öncesi falan da yok. Ne malum abinin aklını karıştırmadığı. Bak ben ettim konuşmak için diyor."
"Geç bunları Feride hanım! Analı kızlı amacınıza ulaştınız. Abime kapak atmaya çalışıyordu kızın zaten."
"Yaren! Çabuk odana!"
"Kızım yeter! Biz büyükler konuşuruz bunları. Senin üzerine vazife değil hadi odana."
Yaren ağlayarak odayı terk etmiş diğerlerini sessizliğe mahkum etmişti.
Mahir kendini yumruklamak istiyordu. Nasıl böyle bir hatayı yapabilmişti ki. Aklı almıyordu böyle bir adam değildi. Aslında Zümra ile bugüne kadar sohbet etmişliği bile yoktu fazla.
Ne diye bu kadar üstelemişti ki anlamıyordu. Zavallı kız gitmek istemişti ama bırakmamıştı.
Susmak istemiyordu ama ne açıklama yaparsa yapsın belli ki anlamayacaktı bu kadınlar. İnanmıyorlardı. Hoş orta da öyle mevzu olsa içi yanmazdı ama yanlış anlamaya kurban gidiyorlardı.
Ne olacaktı şimdi.
"Ana bak suç bende. Zümra'yla konuşmak için ben ısrar ettim."
"O zaman üzerine düşeni yap Mahir efendi! Madem sen duramadın durduğun yerde bunun bedelini ödeyeceksiniz. Böyle bir şeyin üzeri kapatılmaz. Siz bir daha nasıl yüz yüze bakarsınız? Olmaz öyle şey. "
"Behiye hanım ben..inanın düşündü-"
"Yeter kızım. Cemil bey gelsin akşam konuşacağız bu konuyu."
"Ana babama duyurmaya ne gerek var yanlış anl-"
"Oğlum bu kızın vebalini alamazsın. Evleneceksiniz."