Porolog......
Nefesimi tutup sadece gözlerine baktım.
Hayatımda ilk defa canlı gördüğüm bu gözler, neden bana böyle bakıyordu ?
Peki ben, sadece Emir için atan bu kalbim, bir yabancı için neden aynı şekilde atıyordu ?
1 yıl öncesi tamamen duran kalbim, neden şimdi tekrar çalışıyordu ?
Gözlerimizi birbirinden ayırmadan ,
" Neden beni seçtiniz ? " diye sordum.
" Bilmiyorum Çiçek, seni ben değil, KALBİM seçti. "
" Ama benim size verebilecek hiç bir şeyim yok ki. "
" Kalbin de mi yok Çiçek ? "
" Kalbimi toprağa gömdüm ben Alparslan, kalbim atmayı bırakalı çok oldu. "
Yavaşça yanıma gelip karşıma oturdu. Sağ elimi ellerinin arasına alıp, kalbinin üzerine yerleştirdi.
" Burası çok acıyor Çiçek, sana her baktığında, seni her düşündüğünde çok acıyor. Bana kalbini veremesen de, kalbimdeki acıyı dindirebilir misin ? "
" Nasıl yapacağım ? "
" Yanımda kalarak, bana bir şans vererek Çiçek...."
Bana bakan bakışları, acı çeken ses tonu kalbime dokunuyordu.
" Sizin yanınızda kalırım. Sizi asla kırmam. Ama sizde beni üzmeyin olur mu ? "
Kalbinin üzerinde duran elimin tutuşunu sıkılaştırdı.
" Bu kalbim ne zamana kadar atmayı sürdürürse, o zamana kadar seni üzmeyeceğim Çiçek. "
Sözleri canımı yakıyordu. Onun kalbindeki acı benim kalbime dokundu.
Benim için acıyan kalbinin, acılarını dindirebilir miydim ?