5 ay sonra..... Avluya sabahın ilk ışıkları vurduğunda, konak bugün bambaşka bir telaşla uyanmıştı. Bahçenin ortasına dizilmiş sandalyeler, süslenmiş masalar, dallara asılan renkli fenerler… Her şey ayrı bir heyecanın habercisiydi. Bugün, Serhat ile Asmin’in nişanıydı. Miran Efe, artık iki yaşına basmıştı. Küçük adımlarını daha sağlam atıyor, ağzından çıkan kelimelerle hepimizi hem güldürüyor hem de şaşırtıyordu. Sabah erkenden, gözlerini ovuşturarak yanıma geldiğinde “Anneee… Suuu.” demişti mesela, öyle tatlı bir kararlılıkla ki elimdeki işi bırakıp kahkahalarla sarılmıştım ona. Sarvan da kahvaltı masasının başında gülerek, “Bizim küçük bey büyüyor, yakında bize laf anlatacak hâle gelecek,” diye takılmıştı. Ama ben… Son günlerde üzerime çöken garip bir hâl vardı. Mide bulantılarım artm

