ŞEHVET +18

1290 Kelimeler

Avlunun taşları öğle güneşinin altında hafifçe parlıyordu. Gökyüzü masmavi, dalların arasından rüzgâr usulca geçiyor, yaprakları hışırdatıyordu. Avlunun ortasında, o minik ayak sesleri yankılanıyordu: Miran Efe. Kendi küçük adımlarıyla, sendeleyerek ama kararlı bir şekilde koşuyor, kahkahalarıyla bütün konağı şenlendiriyordu. O an sanki zaman durmuştu. Ben gölgeli serin bir köşede oturmuş, onları izliyordum; gönlüm, kalbim, aklım hepsi o küçük tabloya kilitlenmişti. Sarvan, oğlumuzun peşinden koşarken koca bir dağ gibi görünüyordu. Ama o dağ, oğlunun gülüşüyle yumuşamış, yüzünde çocukça bir heyecan belirmişti. “Yakalandın mı bakalım küçük adam!” diye seslendi. Miran Efe, minicik kollarını açarak kahkahalar atıyor, babasının kendisine doğru hızlandığını görünce heyecandan daha hızlı koşmay

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE