3.Bölüm

1703 Kelimeler
Felix Giydiği beyaz gömleğin üzerindeki olmayan tozları silkeledi. Akşam yemeği için Bay Jewele davetliydi. Böylesine heyecanlı hissetmesinin nedenini düşünmeden evden dışarıya çıktı. Jewel'in kapısının önüne geldiğinde, heyecanını göz ardı edip kapıyı çaldı. İçeriden Leo'nun sesleri geliyordu. Kapının açılmasıyla derin bir iç çekti genç adam, yıldızlardan daha parlak ne var diye sorulsa idi o anda bunun tek bir cevabı olurdu. Oda karşısındaki genç kadının ışıl ışıl gözleri, zifiri karanlıkta bile aydınlık olan,safir mavisi zümrüdü andıran güzel gözleri. Sabahki karışık saçlı ve ıslak halinden eser yoktu, Kraliyet mavisi elbisesinin içinde masaldan fırlamış bir prenses gibi gözüküyordu. Uzun sarı saçları dalgalar halinde beline kadar iniyordu. Elena' dan yayıldığına artık emin olduğu mis gibi, leylak kokusu yine bütün benliğini sardı genç adamın "Hoş geldiniz "dedi Elena, güzel gülümsemesiyle. Ne kadar süre öylece kalıp karşısındaki güzelliğe takılı kaldığını bilmiyordu Felix,ama onu kendine getiren ufaklık olmuştu. "Bay Felix gelin size çizdiğim resimlerimi göstereceğim" dedi Leo, ve genç adamın elinden tutarak onu salona götürdü. Masanın başında oturan Jewelin yanına oturdular. *** Elena elindeki tabağı Bay Ramseye uzattı. Daha önce kendinden bu kadar emin ve güven dolu bir adam görmediğini düşündü Elena, Leo'yu da son derece ilgili ve özverili bir şekilde dinliyordu. Kendi ve Frida hariç küçük çocuğu ilk defa başkasının yanında böylesine rahat bir halde görüyordu Elena. Leo'nun bakışları bütün yemek boyunca Bay Ramsey'in üzerinde idi. "Bay Felix'in körfezdeki gemilerini görmeye gidebilir miyiz? Elena" dedi ufaklık son derece umutla ve istekle. "Sonra Konuşuruz bu konuyu yer fıstığım "dedi Elena. "Buradan çok ta uzakta değil, önümüzdeki hafta sonu teftişe gideceğim"dedi Felix, adamın aksanı bir İngiliz aksanı gibi değildi. İnsanın tenini okşayan ses tonu da enfesti. Leo masadan kalkıp Elena'nın yanına gitti "Lütfen, lütfen Elena" dedi ufaklık ısrarla. Elena bay Jewele döndürdü bakışlarını yardım ister gibi " Buraya geldiğinizden beri eve tıkılıp kaldınız güzel kızım, Leo'nun da biraz hava değişikliğine ihtiyacı var hem körfezi görmeniz lazım, bir doğa harikası " dedi Jewel. Elena ömrü boyunca büyük gri soğuk duvarların arasındaydı. Şimdi teklif edilen gezinti pek belli etmemeye çalışsa da onu da oldukça heyecanlandırmıştı. Tek sorun karşısında ona koyu lacivert, gözleriyle ilgili bakışlarını üzerinden ayırmayan yakışıklı adamdı. Onunla bir at arabasının içinde olacak olması kalp atışlarını hızlandırıp sık nefesler almasına neden oluyordu. "Sophie de gelirse neden olmasın" dedi Elena. Felix'in koyu laciverti andıran gözlerinden hayal kırıklığı parıltısı geçti ve parıltı geldiği hızda kayboldu. "O zaman önümüzdeki cumartesi günü gidiyoruz" dedi Felix Gecenin geri kalanı su gibi akıp geçti. Bay Jewel ağrısı olduğunu söyleyip odasına çekildiğinde masada üç kişi kalmışlardı. Leo da tatlısına öylesine dalmıştı ki pek etrafını görmüyordu. Elena biraz daha masaya yaklaşıp ona bakan adamın gözlerinin içine sonunda net bir şekilde bakabilmişti. "Bugün için size teşekkür edemedim, beni köpekten kurtardınız " dedi Elena Adam gayet rahat bir tavırla geniş omuzlarını silkti. "Daha dikkatli olmalısın, bir daha ki sefere bir kurtla karşılaşmanı istemem" dedi eğlenen ses tonuyla Felix. Elena inatla başını havaya kaldırdı ve "Bir daha ki sefere bir tilkiyle karşılaşırım belki" dedi. Adamın gür kahkahası bütün salonda yankılandı. "Bay Felix hadi gelin size resimlerimi göstereceğim" dedi Leo, Genç adam yüzünde kocaman gülümsemeyle Elena'nın yüzüne bakıyordu. Yoğun bakışlarının altında genç kadın gözlerini ondan kaçırdı ve masadan kalkan ikilinin ardından tabakları toplamaya başladı. Mutfakta o kadar fazla zaman geçirmişti ki adamın gitmiş olduğunu düşünerek omuzlarındaki şalı çıkarıp yukarıya odasına gitmek için merdivenleri çıkmaya başladı. Odasının kapısını açıp içeriye girdiğinde. Yürek ısıtan bir görüntüyle karşılaştı. Leo ile yattıkları küçük yatağa fazlasıyla büyük gelen adam elindeki masal kitabıyla Leoya masal okuyordu. Küçük çocuğun kısılmış gözleri ve mutlu suratı bu harika tabloyu daha da güzelleştiriyordu. Elena, Kalbindeki yeni bahar telaşını göz ardı edip karanlıktan çıktı ve adamın onu görmesini sağladı. Yatağa iyice yaklaştı, genç adam sevecen bir tavırla Leo'nun saçlarını okşadı ve masal kitabını baş ucundaki masaya bırakıp yavaşça yataktan kalktı. Ayağa kalkıp tam Elena'nın önünde durdu. Yakışıklı suratı karanlıkta kaldığı için net bir şekilde gözükmese de tebessüm ettiğini görebiliyordu genç kadın çünkü yanağındaki harika küçük çukur bütün güzelliğiyle gözler önündeydi. Aman Tanrım adamı sadece saatlerdir tanıyordu ama kalbi çoktan bir kuş misali kanat çırpmaya başlamıştı. "Çok güzelsin Elena" dedi adam bakışları gibi konuşması da yoğundu, Elena utançla gözlerini yere indirdi. "İyi geceler" dedi adam ve kapıdan çıkıp gitti. Bu yaşına kadar güzel olmasının hep bir sorun olduğunu düşünmüştü. Ergenliğe ulaştığı andan itibaren uzayan boyu, büyüyen göğüsleriyle dikkatleri istemeden de olsa sürekli üzerine çekmişti. Hayatının son iki yılını o şeytanın yanında geçirmişti ve o şeytanın her, küçük çocuğa zarar verme girişiminde kendini feda etmişti Elena. Bedeni o adama sunmuştu. Bütün duygularını o adamın yatağında bıraktığını düşünürken nedir bu hissetiği yeni his. Neden kalbi olmayacak şeyler fısıldıyordu bütün benliğine. *** "Lanet olası bir ordu dolusu adama ne diye para ödüyorum ben" dedi öfkeyle Aron, Nerdeyse üç haftadır adamları bütün Londra'nın altını üstünü getirmişti ama yine de bir kızla bir çocuğu bulamamışlardı. Gün geçtikçe öfkesi odun atılan ateş misali büyüyordu. Mia'nın tadı hala damağındaydı. Bembeyaz teni, iri ve dolgun göğüslerinin süslediği kıpkırmızı meme uçlarının lezizliği, o yuvarlak kalçalarının avuçlarını dolduruşu, uzun pürüssüz bacaklarının yumuşaklığı ve sarı saçlarının güzelliği, bunları düşünmek bile Aronu sertleştirmişti. Hep güzel metresleri olmuştu işini bilen bir erkeği memnun etmesini iyi bilen kadınlarla beraberlik yaşamıştı. Fakat ilk defa kendi rızası dışında bir kadına sahip olmuştu ve onu unutamıyordu. Her seferinde ona zorla sahip olduğunu biliyordu ama bunu umursamıyordu. Lanet olası kız öylesine güzeldi ki onun içine girdiği anda diğer kalan hiçbir şey umurunda olmuyordu. Cehennemin dibine de gitseler onları bulacaktı. *** "Wellste izine rastladık Felix, en kısa sürede bulacağız o katil piçi" dedi Max Öfkeyle çalışma odasında yürümeye başladı Felix, yaklaşmışlardı hissediyordu yakında o aşağılık şerefsiz avcunun içinde olacaktı. "Bana iyi haberler getirdin hayalet"dedi  Felix ve çocukluk arkadaşına sarıldı. "Buralardasın değil mi? "diye de sordu. Max'in lakabı hayaletti nerede ne kılıkta çıkabileceğini kimse kestiremezdi. "Şu senin ahırda tutuğun adamı konuşturayım daha sonra mutlaka geleceğim Viking" dedi gülerek ve Felix'in omzuna vurdu. "Bu arada nereye gidiyorsun at arabasını hazırlıyorlardı" dedi merakla Max "Carlisle, limandaki iki geminin tadilatları bitti kontrole gideceğim " dedi. Arkadaşıyla vedalaştıktan sonra Felix dışarıya çıktı ve iki adamının Jewelin evinden kollarında yemek dolu sepetleri at arabasına taşıdıklarını gördü. Sophie "Çocuklar dikkatli bir şekilde yerleştirin limonata devrilmesin" diye uyardı Carlo ve Merlini. İki adamı da Sophie'nin sözünü dinlemiş olacakki kadının tombul yüzü sevinçle parladı. "Ah bay Ramsey sizde mi buradaydınız " dedi Sophie, tam o sırada kapıdan Leo'nun onlara doğru koşturduğunu fark ettiler. Küçük çocuğun elinde ona hediye ettiği tahtadan gemisiyle yanlarına geldi. Sevimli suratı heyecanlı görünüyordu. Kapıdan çıkmasını beklediği isimde yanlarına doğru yaklaşmaya başlayınca Felix , ağzının suları mı aksın dili damağı mı kurusun karar verememişti. Ömründe daha önce böylesine güzel bir şey görmemişti artık emindi. *** Elena aynada kendine son kez baktı turuncu elbisesinin içinde güzel görünüyordu. Heyecanı baş göstermeye başlamıştı. Bir haftadır neredeyse Felixi hiç görmemişti. Adamın sıcak gülüşü ve yakışıklı suratı birçok kez rüyalarına misafir olsa da onu kanlı canlı görmeye cesaret edememişti Elena. Adamda garip şeyler vardı yasak şeyler. Ne zamandır yasak olan şey tatlı gelmeye başlamıştı. Kalbini korumalıydı başka çaresi yoktu. Buraya geliş amacı belliydi para kazanıp Fridayıda yanına alıp İrlandaya gitmekti. O şeytandan çok uzaklara gitmek ve hiçbir zaman korkuyla arkanı kollamadan yaşamak. Daha önce hissetmediği bilmediği duyguları yaşamazdı risk alamazdı. Hem onu bu halde kabul edebilecek bir erkeğin var olduğuna inanmıyordu daha kendi adını bile kullanamazken birini hayatına alamazdı. Tanımadığı bilmediği bir adamla saatler sürecek yolcuğu nasıl kabul ettiğini bile bilmiyordu. Düşüncelerini bir kenara itip kendini evden dışarıya atı. Leo genç adamın elinden tutmuş at arabasına biniyordu. Sophie de binince sıra Elenaya gelmişti. Felix elini uzattı destek olmak için genç kadına. Elena birkaç saniyeliğine tereddüt etse de elini adamın avcuna bıraktı. Felix'in suratında anlayışlı bir gülümseme hakimdi. Fakat kulağına yaklaşıp. "Merak etme seni yemem, yani sen isteyene kadar "dedi. Elena kıpkırmızı kesildi nasıl onunla böyle konuşmaya cesaret ederdi tam haddini bildirecekti ki adama. Leo'nun ona seslendiğini duydu. Adamın yüzüne ölümcül bakışlar atarak küçük çocuğun yanına yerleşti. Beş saat süren yolculuk Elena, Felix ve Leo için kolay geçse de Sophie için zorlu geçmişti bulanan midesini bastırmak yaşlı kadın için zor da kendini tutabilmişti. Carlisle'ye ayak basar basmaz Sophie'ye mahremiyet sağlamak için Elena, Leo ve Felix limana doğru yürümeye başladılar. Küçük çocuk Elena ile Felix'in elinden tutmuştu. Elena aralarındaki ufaklığa baktı öylesine mutlu ve heyecanlıydı ki Leo, Elena da kendini huzurlu hisseti. Kafasını biraz kaldırınca genç adamla göz göze geldiler. "Gözlerinin içi hep böyle gülmeli Elena" dedi Felix , etkilenmemeliydi ondan ve sözlerinden uzak durmalıydı yoksa inanacaktı. Yaralarına merhem olabilecek birinin varlığına inanmamıştı hiç, o iğrenç adamın yatağına girmeyi kabul ettikten sonra ne bir geleceği olduğuna ne de yaşayabileceğini düşünmemişti. Çok dirense de o adamın tacizlerine, bir gün bahçe de oynayan küçük çocuğun yanağı kıpkırmızı ve ağlamaktan gözleri şişmiş bir vaziyette yanına gelince, direnmeyi bırakmıştı çünkü küçük çocuktan uzak durmasının şartını söylemişti. Yatağına girip ona yaptığı bütün mide bulandırıcı şeyleri göz yaşı içinde kabul etmekti. O anlar gözünün önüne gelince midesi kasıldı ve başı döndü. *** "Elena iyi misin? noldu kötü gözüküyorsun" dedi Felix ,bir kolunu Elena'nın beline doladı ve kendi vücuduna yaklaştırdı. Genç kadının güzel yüzü kireç gibi bembeyaz olmuştu. "İyiyim " dese de hala kollarının arasında titriyordu. Ne olmuştu birden bire. "İyi gözükmüyorsun ama Elena" "Lütfen iyiyim bay Ramsey sadece başım döndü "dedi Elena, söyledikleri pek tatmin etmese de Felixi daha fazla üzerine gitmedi genç kadının. "İnanamıyorum b-burası çok güzel" dedi ufaklık hayranlıkla Ahşap geminin bütün bölümlerini dolaştılar. Gezi boyunca küçük çocuk Felixe hayranlığını dile getirdi. Gezintiye sonradan katılan Sophie "Bay Ramsey harikalar yaratmışsınız"dedi "Aslında ben sadece çizimini yapıyorum büyük emeği harcayan burada çalışan adamlarım" Gezintinin ardından Felix gemide çalışan usta ile biten geminin tadilatı hakkında konuşmak için biraz uzaklaştılar. *** "Sophie seni de sürükledim buralara kadar özür dilerim" dedi Elena "Güzel kızım yolculuk hariç çok eğlenceli idi hayatımda ilk defa böyle bir gezintiye çıktım fakat bugün tekrardan nasıl o yolu bu mide bulantısı ile geri döneceğim hiç bilmiyorum " dedi Sophie. Yanlarına gelmiş olan Felixi iki kadında fark etmemişti. "Burada evim var orada dinlenmek ister misin? Sophie" dedi "Bay Ramsey aslında kendimi iyi hissetmiyorum dinlensem iyi olur" dedi yaşlı kadın. At arabasına yerleştiler, yaşlı kadının midesi tekrardan bulanmaya başlamıştı ki Bay Ramsey'in görkemli evine varmaları uzun sürmedi. Hep beraber eve doğru yürürken Sophie "Ben bugün tekrardan yolculuk yapabileceğimi sanmıyorum Efendim " dedi. Aynı çatı altında hislerine yenik düşmekten korktuğu adamla geçirmek mi? Aman Tanrım bu gece nasıl geçecekti.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE