KANA KURBAN SEVDAM

1013 Kelimeler
Azad normal odaya geçince herkes sırayla girdi içeri. İlk önce Mustafa ağa ve Ali ağa sonra Dicle hanım ve berzan . Azad'ın gözleri hevin'i arıyordu en son giren o oldu. Ağlamaktan bitkin düşmüş üstü başı kan içinde kalmıştı. Kapıda durdu abisinin yere düşmesi aklından çıkmıyordu. Azad anlamıştı çok korkmuştu bugün belliki. Canım kardeşim gelsene ne bekliyorsun orda öyle? Hevin abisinin sesini duyar duymaz koştu boynuna sarıldı. Hıçkırarak ağlamaya başladı. Sakin ol abim bak iyiyim ben Azad kardeşinin göz yaşlarını sildi. Hevin kısılan sesiyle konuştu . Abi öldün sandım bugün kalbim durdu sanki nefesim kesildi. Sen olmasan ben ne yaparım? Ağlama bakiyim iyiyim ben hâlâ o fındık burnunu sıkacak kadar iyiyim merak etme. Hevin birazda olsa rahatlamıştı abisi gerçekten iyiydi. Akşama doğru herkes konağa döndü. Berzan abisiyle hastanede kaldı. Zaten yorucu geçmişti bugün erkenden yatıyordu ev ahalisi. Alaz da konağa gitti geç olmuştu aslında. Kimseyle konuşmak dahi istemiyordu. Tek derdi yarınki toplantı idi . Çalışma odasının merdivenleri ni çıkıyordu ki Zelal hanim in ayak sesleri geldi . Avluya gel oğul senle konuşalım. Alaz içine aldığı bolca nefesle kendini rahatlatmaya çalışıyordu. Ama kaçış yoktu. Oda Zelal hanım in arkasından aşağıya indi. Zelal hanim azad'ı hastaneye götürmesini duymuş öldür dediği kan davalı sini önce vurmuş sonra hastaneye getirmenin ne olduğunu sormak isterdi. Alaz hemen konuştu. Dayê yarın aşiret toplantısı olacak haberin ola. Zelal hanim anlamıştı belli ki kızı görmüştü bugün. Şiveli sesiyle kan davası ni bitirecek sin demi oğul ondan toplarsın aşireti. Alaz duydukları ile tekrar tekrar şok geçiyordu. Nasıl yani Zelal hanim biliyormuydu kızı ?? Dayê sen kızlarının olduğunu bilirmiydin? Zelal hanim istemsede kafasını salladı. Madem biliyordun niye söylemedin bana ? Düşman kızını hele de ki kocamın katilinin kızını evime gelin diye sokmak istemem çünkü. Öğrendiğin gün barış için aşireti toplarsın daha önce öğrenmiş olsaydın da aynısı yapacaktın. Alaz öfkesine yenik düşüp de Zelal Hanıma saygısızlık yapmak istemiyordu. Gür ve yüksek çıkan sesiyle Sen istesende istemesen de ben barış yapacağım her telefonum çaldığında acaba kim kimi vurdu diye düşünmek istemiyorum artık . Alaz Zelal hanım in konuşmasını beklemeden yukarı çalışma odasına çıktı. Yüreğinin acısı çok ağırdı. Arkasından Hazar da geldi. Alaz'in dalgınlığı ni gören Hazar hafifçe kapıyı çaldı. Gel Hazar gel . Hazar alaz'in karşısındaki tekli koltuğa oturdu. Alaz'in gözleri kızarmıştı öfkeli herkesin korktuğu alaz ağa nerdeyse ağlayacak hâle gelmişti. Abi iyimisin? Barış olsun derdin e olacakmış. Senin bu halin ne peki? Hazar bugün göçmen kızı ni gördüm. Hazar şaşırdı 1 senedir anlattığı kızı merak ediyordu o da . Nerde abi buraya mi gelmiş. Hiç gitmemiş ki. Nasıl gitmemiş abi ? Hazar benim göçmen kızı Ali ağa nin kiziymis. Hazar'in ağzı beş karış olmuştu. Ne deyicekti ki ne demeliydi? O bişey soyleyemeden alaz devam etti. Bugün gözünün önünde abisini vurdum yarın barış için kendime gelin olarak isteyeceğim. İnsan hayatı zordur bilirim lakin bu kadarı fazla be Hazar . Keşke bı daha görmeyeceğim birine sevdalı olsaydım. Beni hiç sevmeyecek birini sevmekten daha iyidir. sana ne diyeceğimi bilememki ben kalbinin acısını anlamam mümkün değil. Beni yalnız bırak Hazar olurmu? Hazar odadan çıktı . Alaz kalemini kağıdını eline aldı . 1 senedir olduğu gibi yine göçmen kızını çizdi. Sabaha olduğu zaman herkes toplantı için Milan aşiretinin bağ evine toplanıyordu. Mustafa ağa ve Ali ağa da gitti. Azad bugün daha iyiydi. Bir iki güne taburcu olacaktı zaten . Herkes gelmişti toplantıya. En son alaz gelmişti. Kapıdan geçtiği sırada herkes ayaklandı. Selamlaşma Faslı bittikten sonra. Kurban aşiretinin ağası konuşmaya başladı "hayırdır alaz ağa niye topladin bizi? Eroğlu aşireti niye burda? Alaz kesin çıkan sesiyle konuştu. Barış olacak Musa ağa ondan Eroğlu aşireti burda dir . Herkes birbirine bakıyordu kaç asırdır sağlanamayan barış bugün mu sağlanacaktı. Retkan aşiretinin genç ağası ufuk konuştu hemen zaten alaz'i sevmez hiç te anlasamazlardi. Kendinden küçük birinin tüm Kars'a hukmetmesi zoruna gidiyordu. Nasıl olacak o alaz ? Ali Ağa'nın kızını kendime isterim. Eğer araya evlilik girerse kan durur yoksa dün yarım bıraktığım işi tamamlarım. Dedi alaz hüküm veren sesiyle. Ali ağa kızım daha 17 yaşındadır. Mustafa ağa susturdu hemen onu kabul ALAZ AĞA lakin azad hastaneden çıkmadan halletmeniz lazım bu işi azad duyarsa kendini öldürtür yine de müsade etmez evliliğe. Tamam ağa madem yaşı küçüktür yarın nikâh kiyariz akşama düğün kurarız. Gerek yok düğüne burda toplanır nikâh kiyariz tamam. Alaz şaşkın gözlerle bakıyordu Mustafa ağa ya torununa düğüne gerek yok diyordu. Alaz sinirlerini sakinlestirip gürler sesiyle başladı nasıl yani ağa torununu düğünsüz mu evlendireceksin? Kan bitsin gerisi boş alaz ağa o kadar düğün dernek istersen sonra kur sen . Toplantı bitmiş barış sağlanmıştı. Yarın nikâh olacaktı. Herkes dağılmıştı alaz ağa sevdasına gelinlik bile giydiremeyecekti. Mustafa ağa ve Ali ağa konağa geldiler. Dicle hanım ne olduğunu öğrenmek istiyordu ama soramazdi hiç bir şeye hakkı olmayan sözü dinlenmeyen gelindi o . Mustafa ağa Dicle hevin'i çağır ona diyeceklerim vardır. Dicle Hanım'ın yüreği yandı anlamıştı kızı kurban olmuştu. Kızını alıp geldi Dicle hanım. Hevin şaşkındı şimdiye kadar karşısına bile alıp konuşmayan dedesi bugün konuşmak istemişti. Sedir de oturan dedesinin karşısında durdu hemen. Elindeki bastonunu yere vurdu Mustafa ağa biraz doğruldu yarın evleniyorsun barış için alaz ağa ya gelin olacaksın dedi. Hevin'in başından kaynar sular döküldü. Abisini vuran adama mi gelin olacaktı daha 17 sinde. Hayır evlenmem ben o gaddar adamla gözümün önünde abimi vurdu. Asla evlenmem Mustafa sinirlendi olduğu yerden kalkıp elindeki bastonuyla hevin'in koluna vurdu. Bı çok kez tekrar etti bunu sırtına kollarına yüzü hariç her yeri morarmisti o kadar vurduki hevin bayılmıştı artık. Sanki evlenirmisin diye soran var evleneceksin derim bitti. Ali ağa yine sesini cikarmamisti. Dicle Hanım'ın feryadı Mustafa ağa'yı durdurmaya yememisti. Oda nasibini almıştı. Dicle hanım zar zor kızını odasına çıkardı. Hevin kendinde bile değildi. Banyosunu yaptırıp yatağa yatırdı. Bütün her yeri yara olmuştu daha önceden kalanlar hele bu akşamki baskaydi. Kokusunu içine çekti öptü kızını belki de evlilik kurtuluş olur diye geçirdi içinden. Alaz toplantıdan sonra herkese ne yapmalarını söylemiş sonra da kaybolmuştu ortadan. Mesire alanına gelmişti yağan yağmurun altında saatlerce durdu arabada. Yüreğinin sızı si durmuyor acısı geçmiyordu kan davası bitecek di . İstediği olmuştu. Sevdiğini söylemediği adını bile bilmediği göçmen kızı onu hiç sevmeyecek aksine nefret edecekti. Bunlari bile bile evlenmek zorunda olması acıydı. Kan davası alaz Ağa'nın sevdasını da kurban etmişti.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE