Alaz sabaha karşı geldi konağa. Kısa bir duş aldı üstüne yöresel kıyafeti şalu şepik giydi. İçinde anlamlandiramadiğı bir duygu vardı.
Sanki ne kadar kan davası için evleniyor olsa da sevdasının ona yakın olacağı düşüncesi küçükte olsa mutluluğa sebep oluyordu kalbinde.
Sahra ve zilan da abisiyle gideceklerdi. Kız tek kalmasın demişti alaz .
Herkes hazır vaziyette bekliyordu. Hazar erkenden bağ evine gitmişti gelenleri karşılayacaktı.
Alaz'in aşağıya inmesiyle herkes ayaklandı. Zelal Hanım'ın yüzü mahkeme duvarı gibi olmuştu.
İstemediği düşman kızı konağa gelecekti. Hemde oğluna almak istediği kızı alamayacak olmanın öfkesi vardı içinde.
Alaz kimseyle konuşmadı sahra ve Zilan'ı alıp çıktı konaktan.
Eroğlu konağı
Herkes kalktı Mustafa ağa kan davasının bitecek olmasına seviniyordu.
Azad a bişey olmasın yeterdi onun için.
Dicle Hanım ağlayarak hazırladı hevin'i. Siyah yöresel kıyafet giydirdi uzun kollu kollarındaki yaralar gozukmesin diye.
Makyaj dahi yapmadı şalını örttü sadece.
Ne yemek yemiş nede su içmişti. Sanki ölmeye yemin etmişti hevin.
Dicle hanım gelmeyecekti nikâha izin vermedi Mustafa ağa. Kızıyla vedalaştı.
Koruyamadı kızını oda biliyordu.
Kendini koruyamamışken kızını nasıl koruyabilirdi?
Kin dolu gözleriyle son kez baktı hevin evine.
Evedeki mutlu anıları sadece abisiyleydi.
Koşup sırtına atlaması avluda birbirini kovalamalri.hepsi bitmişti artık.
Babasının da dedesinin de yüzüne bile bakmadı direk arabaya geçti . Ne derse desin artık dönüşü yoktu biliyordu.
Tek güzel şey abisine bişey olmayacak olmasıydı.
Yarım saat sonra bağ evine geldiler.
Çoğu aşiretten ağalar gelmişti sadece . Kadınlar gelmeyecekti zaten.
Kapıda alaz Zilan ve sahra karşıladı onları.
Alaz hevin'i görür görmez gözleri döndü. Kalbine bıçak saplandı.
Yüzü beyazlamış ağlamaktan gözleri şişmişti. Sanki canını almışlardı ama hala ayaktaydı o duruma gelmişti.
Kızlar hevin'i alıp içeriye odaya geçirdiler.
Alaz Mustafa ağa nin kolunu tuttu.
Sinirli sesiyle bu kızın hâli ne ağa naptınız kıza?
Mustafa ağa dudağını yana doğru büktü. Ne sanıyordun ağa kan bitsin diye evlen dediğimizde koşarak sana gelin mi olacaktı.
Alaz'in öfkesi gözlerinden belliydi. Hazar anlamıştı bişey olacağını.
Yanlarına gidip içeri davet etti Eroğlu aşiretini.
Sahra ve zilan hevin'e bakıyorlardı hayran gözlerle.
Sahra hemen konuşmak istiyordu.
Merhaba yenge ben sahra buda ablam Zilan .
Hoşgeldin yenge .
Hevin meraklı ve sevgi dolu gözlerle bakan kızlara bakıyordu.
Sesi zor çıkıyordu. Boğuk bir sesle hoşbuldum bende hevin.
Kızlar birbirine bakıyorlardı. Saçları siyah kalçasına kadar iniyordu hevin'in. Düz saçları kahverengi gözleri vardı.
Sadece biraz fazla zayıftı.
Kızlar hevin'i konuşturmak isteseler de yapamamislardi .
Bir süre sonra Hazar geldi onları içeriye çağırdı.
Kızlar hevin'in koluna girdiler bağ evinin büyük şark odasına geçtiler.
Hoca gelmişti alaz yerde oturuyordu. Hevin'i de yanına oturttular.
Hoca sormaya başladı.
Adın soyadın kızım
Kısık sesiyle söyledi
Hevin Eroğlu
Anne adı. Dicle
Baba adı. Ali
sıra alaz a gelmişti.
Adın soyadın
Alaz Milan
Anne adı. Zelal
Baba adı. Murad
Hoca tekrar hevin'e döndü mehir olarak ne istiyorsun kızım?
Özgürlüğümü desem verirlermi? Diye geçirdi içinden.
Kafasını hayır anlamında salladı.
Alaz gözlerini hevin'e çevirdi.
Bütün mal varliğımdan hak .
Hoca dahil herkes şok olmuştu.
Bu kadarı fazla diye söylenmeye başlamıştı bile millet.
Hoca duasını yaptı.
Zelal den doğma murad dan olma alaz milan'ı eş olarak kabul ettin mi?
Hevin son kez düşündü hayır diyebilmeyi çok isterdi.
Ettim
Ettin mi?
Ettim
Ettin mi?
Ettim
Sıra alaz a gelmişti.
Dicle den doğma Ali den olma hevin Eroğlu'nu eş olarak kabul ettin mi?
Ettim
Ettin mi?
Ettim.
Ettin mi?
Ettim
Hoca duasını okudu.
Herkes hocaya eşlik etti.
Dua bittikten sonra .
Ben de Allah'ın emri peygamberin kavliyle sizi karı koca ettim. Allah bir ömür boyu mutlu etsin.
Tebrik kısmı başlamıştı. Hevin ayakta zor duruyordu.
Herkese kafasını sallayıp teşekkür ediyordu sadece .
Akşama olmuştu artık herkes gidiyordu.
Mustafa ağa ve Ali ağa da gideceklerdi artık.
Hevin ikisinin önlerine geldi. Onları hiç bir zaman affetmeyecekti.
Önce babasının elini öptü.
Sıra dedesine gelmişti.
Elini öpmeden geçti önünden.
Mustafa ağa yine kin kusmustu hevin'e içinden.
Herkes gitmişti artık. Sadece Zilan, sahra, Hazar, hevin ve alaz kaldı.
Hazar ve kızlar konağa geri dönecekler di hevin ve alaz bağ evinde kalacaklardı.
Alaz kızlara Bakarak dediklerimi yaptınız demi ?
Sahra biraz Munzur bir karaktere sahipti Zilan daha oturaklı idi ona göre.
Halettik abi merak etme sen .
Hevin odaya geçti. Kızlar ve Hazar gitti.
Alaz odanın kapısıda ne kadar bekledi bilmiyordu.
İçeri girse ne diyecekti ki .
Derin bir nefes aldı . Kapıyı açtı içeri girdi.
Gördüğü manzara karşısında kendinden nefret etti.
Hevin üstünü değiştirmiş beyaz kolları dantelli bir gecelik giymişti.

(Kolları dantelli olanı)
Alaz bı hışımla hevin'in yanına geldi.
Hevin ayağa kalktı gözlerini alaz'in gözlerine hizaladi.
Niye öyle bakıyorsun?
Alaz bişey diyemedi.
Zaten yapacaksın ha bugün ha yarın ne farkeder?
Demesiyle alaz'in kollarına bayilmasi bir oldu.
Alaz çok korktu ömründen ömür gitti sanki.
"Hevin hevin iyimisin yapma sakın yapma"" göçmen kızı seni tam buldum derken kaybedemem."
Alaz hevin'i yatağa yatırdı. Hevin'in kollarındaki morluklara takıldı gözü sonra sırtına baktığında daha da kötü bı haldeydi.
Ferhat i arayıp olanları anlattı.
Ferhat yaraları için ilaç kullanması gerektiğini söyledi. Hemen getireceğini söyledi bide yemek yesin aç kaldıysa da baygınlık geçirebilir demişti.
Alaz gidip su alıp geldi. İlk önce hevin'in yüzüne bıraz su attı uyansın diye.
Hevin birazda olsa kendine geldi.
Alaz hevin'e su içirdi.
Vücudundaki yaraları sormak istiyordu kim yapmıştı ona bunları.
Seni dövdüler mi göçmen kızı.
Hevin gözlerini aralardi konuşacak dahi mecali yoktu.
Gözleriyle evet dedi.
Alaz'in gözünden bir damla yaş düştü.
Hevin'e baktı.
Özür dilerim göçmen kızı sebep olduğum her şey için özür dilerim.
Alaz'in telefonu çaldı Ferhat gelmişti arayan oydu.
Alaz gidip ferhat tan ilaçları aldı .
Gidip mutfakta yemek hazırladı. Aslında kendi de açtı ama şuan kendini düşünecek durumu yoktu.
Odaya geldi hevin kendine gelmişti.
Dogrulmasina yardım etti.
Gidip tepsiyi getirdi. Yatağın üzerine yerleştirdi.
Yemek yemelisin ilaçları alman gerekiyor.
Hevin meraklı gözleriyle alaz i izliyordu. İnsan niye kan davası için evlendiği karısına böyle davranırdı ki?
Hevin'in kolunu kaldıracak hâli yoktu ki.
İstemiyorum.
Alaz kızdı biraz. Ne demek istemiyorum? Yiyeceksin dedim yiyeceksin?
Alaz tepsiyi kucağına alıp yatağa oturdu. Eline kaşığı alıp çorbadan aldı biraz . Gözlerini hevin'in gözlerine dikti.
Hevin zorla da olsa yiyecek'ti belliydi. Ama hala niye böyle davrandığını anlayamiyor'du.
Yemeklerin hepsini yedirdi hevin'e.
Aferin göçmen kızı. Bak isteyince oluyormuş demek ki.
Niye bana göçmen kızı diyorsun? Abimi vurduğun zaman da demiştin?