KÜÇÜK HANIM

1027 Kelimeler
Alaz'in yüzünü buruk bir gülümseme aldı. Sonra şimdi değil . Zamanı gelince öğrenirsin. Tepsiyi masaya bıraktı. Ferhat in getirdiği ilaçları hevin'e içirdi. Kremde getirmişti Ferhat. Yaraları çabuk iyileşmesi için. Hevin ilaçları içti. Alaz derin bir nefes aldı. Üzerindeki ni çıkarmalisin. Hevin kaldı bı an aklına gelen şey için mi istiyordu. Bakma öyle krem sürmemiz gerekiyor yaraların için. Hevin çıkarmak istemiyordu. Alaz eğildi üstündeki ni çıkardı. Gördüğü manzara ile göz yaşlarını tutamadı. Hayatı boyunca aklından çıkmayacaktı bu . Kremi alıp sürmeye başladı. Hevin'in canının yandığını hissettiği an üfleyerek sürmeye devam etti. Hevin alaz in durumunu anlamıyordu. Niye ağlıyorsun. Alaz hevin'e baktı işi bitmiş ti zaten. Benim yüzümden oldu bunların hepsi demi. Özür dilerim. Şimdi yat uyu biraz sabaha daha iyi olursun. Hevin'i yatağa uzandı gözlerini kapattı. Sabah olmuştu. Hevin uyandı önce . Alaz yatağın başlığına sırtını dayamış oturur vaziyette uyumuştu. Eli ile hevin'in elini tutuyordu. Alaz yataktaki hareketliliğe uyandı. Hevin'i uyanmış görünce yüzünde kocaman bir tebessüm oluştu. Günaydın göçmen kızı. Günaydın Nasılsın daha iyimisin. İyiyim . Sağol gece için. Alaz baya baya gülümsüyordu. Gözlerinden öfke çıkan abisini vuran gaddar adam yoktu karşısında. Hadi hazırlan kahvaltı yapalım beraber. Alaz kalktı dolaptan kendine giymek için kıyafet aldı . Pantolon ve gömlek aldı. Hevin içinde çıkardı. Yeşil diz altında biten kolları uzun bir elbise çıkardı. Siyah giyme sana yakışmıyor. Dedi alaz gülerek. Alaz banyoda giyindi. Hevin de giyindi üstünü. Lakin saçlarıni yapamıyordu. Saçlarının uzun oluşu . Sırtındaki ve kollarındaki yaraları yüzünden tarayamiyordu saçlarıni. Alaz bonyodan çıktığında anladı. Yatağın üstüne oturdu. Taragi ve bır kaç toka aldı eline. Gel ben yapayım saçlarını. Hevin şaşkın gözlerle bakıyordu alaz'a. Hadi gel dedim. Hevin gelip alaz'in önüne oturdu. Alaz önce saçlarını taradı sonra yukarıya topladı. Dağınık bir topuz yaptı. Hevin kalktı aynada kendine baktı. Bu kadar olacağını tahmin etmemişti. Teşekkür ederim. Baya iyi olmuş. Rica ederim istediğin zaman söyle yaparım ben . Onlar kahvaltı için aşağıya indiler. Eroğlu konağı Azad hastaneden taburcu oldu. Eve geldiğinde ise ilk sorduğu can parçası oldu. Mustafa ağa olanları anlattı. Azad yaralı haline bakmadan konaktan çıktı. Onun canı için çan parçasını kurban etmişlerdi. Bağ evinde olduklarını öğrenmişti. Direk oraya gitti. Sağ kolu boynuna askıda idi yinede kardeşini alacaktı. Tek başına gitti bağ evine. Kapıda duran adamlar içeri girmesine müsade etmedi. Alaz ve hevin kahvaltıya oturmuşlar di. Alaz'in telefonu çaldı .. Alaz açtı hemen ağam azad Eroğlu geldi . Geliyorum bekleyin. Alaz hevin'e baktı. Hemen geliyorum misafirimiz gelmiş.dedi ve çıktı. Azad sinirden deliye dönmüştü. Alaz'i görür görmez silahını çıkardı hemen. Adamlarda silahlarını azad a doğrulttu. Alaz bağırdı yanlız bırakın bizi. Alaz in emriyle adamlar gitti. Azad alaz'in karşısına dikildi. Kardeşimi bana vereceksin. Beni öldürürsen alırsın azad. Azad silahını alaz'a uzattı. Al yarım bıraktığın işi tamamla ama kardeşimi bırak. O dayanamaz incinir yapma nolur yapma. Asıl sana verirsem dayanamaz. Konaktakiler öldüresiye dövmusler onu haberin varmı ? Azad kaldı öylece. Alaz azad'ın elinideki silahı kalbinin üstüne dayadı. Sevdamı alman için önce beni öldürmen gerekiyor. Ne diyordu bu ne sevdası dünden bugüne sevdamı olur. 24 saatte sevdami olur? Ben seni vurup niye bıraktım sanıyorsun? Kalbimdeki sevdamın kardeşin olduğunu bilsem yaparmiydim bunu? Ben senin kardeşin olduğunu bile bilmezdim. Kan davası bitti doğru ama benim aşkımı da kendine kurban etti. Benim sevdam beni hiç bir zaman sevmeyecek. İki adam biri kardeşini kurban etti kan davasına biri sevdasını. Nikahın kıyılmış zaman hızla akıp gider olmuştu. Zelal hanim hevin'in yüzüne dahi bakmıyor . Her gördüğü an öfkesi daha da büyüyordu. Hazar ve kızlar hevin'e alışmıştılar. Zaten sessiz sakin bir kızdı hevin. Yaşadıkları yüzünden kendini savunmaktan bile aciz'di. Sabah 8 de kahvaltı için herkes kalkmış ve hazır olmak zorundaydı kimsenin geç kalmak gibi lüksü yok tu. Alaz karanlığı seviyordu. Odası da buna göre dizayn edilmişti . Azad hevin'in karanlığı sevmediğini aksine karanlıktan korktuğunu söylemişti. Koyu renkleri de sevmiyordu hevin. Belki de herkesin bir olup karartigi hayatını böyle renklendirmisti. Herkes kahvaltıya toplandı sabah. Zelal hanım in kardeşi azize hanım ve kızı Rojda da gelmistiler. Zelal hanim alaz in kan davası için hevin'le evlendiğini kardeşine verdiği sözün hâlâ gerçekliği olduğunu söyleyerek konağa çağırmıştı onları. Rojda her fırsatta alaz'a yakınlaşmaya çalışıyordu. Hevin farkındaydı olanların lakin yine de bir şey söylemiyordu kimseye. Alaz kızlar bugün misafir odasını boşaltın olur mu ? Öğleden sonra eşya gelicek eve. Zelal hanim gözlerini oğluna dikti. Öhö öhö hayırdır oğul ne yapacaksın ki o odayı. Alaz'in gözleri hevin'e kaydı. Oda biraz kasvetli dayê hem çok ışıkta almıyor. Orayı biz kullanacağız artık.dedi Zelal hanım in kin dolu bakışları hevin'e bakıyordu. Sen o odayı kimseye vermiyordun? Hem eşyaları bile kendin aldın? Noldu da eşyalara kadar değiştirirsin şimdi? Alaz'in yüzünü ufak bir gülümseme almıştı. Önceden sadece kendim için ne istersem onu yapardım dayê. Ama şimdi hayatımda kalbimde aydınlık ışık doluyken oda niye karanlık kalsın demi. Kahvaltıdan sonra alaz işe gidecek ti . Odaya hazırlanmak için çıkmıştı. Zelal hanım söylenmeye başlamıştı bile. Hevin de arkasından çıktı hemen odaya. Alaz dan hâlâ biraz çekiniyor olsa da . Evde sadece onun yanında rahattı. Arkasında durdu alaz'in niye odayı değiştiriyoruz.dedi hevin. Alaz arkasına döndü yüzündeki kocaman gülümsemesi ile sen söylemedin mi? Oda çok kasvetli insanın içini kapatıyor diye . Haklısın da . E o yüzden değiştirmemiz gerekiyor. Hevin gözlerini kaldırdı alaz'a baktı. Ben odayı değiştirelim demedimki? Ama dediği sırada alaz sözünü kesti. Bak küçük hanım senin söylediğin her şeyi emir sayarım ve gerçekleştirmek için ne yapmam gerekiyorsa onu yaparım tamamı mı? dedi alaz güler yüzü ile. Alaz yaklaşıp hevin'in alnından öptü. Akşam görüşürüz göçmen kızı dedi ve çıktı. Alaz'in yaptığı şeye karşılık oda bişey yapmak istiyordu ama ne yapabilirdiki. Kızlarla beraber odayı boşaltmaya başladılar. Rojdanin sinsi ve kıskanç baskislari ustlerindeydi. Hevin sahra'ya Bakarak sana bişey sorabilir miyim? Sahra başını kaldırıp tabi yenge sor . Hevin hâlâ alisamiyordu bu yenge lafına Hazar sahra Zilan üçü de ondan buyuktuler ama hepsi yenge diyordu ona. Abi yada abla diyemezdi de onlara Zelal Hanım'ın ters bakışları hemen onu bulurdu yoksa. Rojda niye sürekli alaz'a yakınlaşmaya çalışıyor? Sahra dan ooooo diye bir ses geldi . Yüzündeki alaycı ifade ile hevin'in yanına geldi. Koluyla koluna doğru vurdu. Hayırdır yenge yoksa abimi mi kıskandın? Hevin kemen kızardı utandı. Zilan söze girdi. Dayê rojdayla abimi evlendirmek istiyordu. Ama abim hiç istemedi. Rojda da vazgeçmedi . Hâlâ seviyordur onu kılık kıyafetinden belli zaten . Biz öyle giysek dayê canımıza okur ona bişey demiyor bile.
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE