Buğu Şirin: Neredesin sevgilim?
Doruk Erzem: Kütüphanedeyim güzelim.
Buğu Şirin: Kütüphane?
Buğu Şirin: Sizin fakültedeki kütüphane mi?
Doruk Erzem: Okulda değilim, çıktım.
Doruk Erzem: Boş ver sen beni.
Doruk Erzem: Sen ne yapıyorsun?
Buğu Şirin: Hazırlanıyorum.
Doruk Erzem: Neye?
Buğu Şirin: Bugün perşembe,
Buğu Şirin | Yazıyor...
Doruk Erzem: Babanla film gecesi yapacaksın?
Buğu Şirin | Çevrim dışı
Doruk Erzem: Psikolojik olarak hazırlanıyorsun şu an?
Buğu Şirin: Film izlerken çok soru soruyorum diye babam kızıyor...
Doruk Erzem: Bir süreden sonra film yerine seninle ilgilenmesi hoşuna gidiyor, kabul et.
Buğu Şirin: Oldukça.
Buğu Şirin: Sadece annem yüzüme kaç tane patlamış mısır atar diye düşünüyorum.
Doruk Erzem: Ben de geleyim mi?
Doruk Erzem: Hem ne zamandır annen ve babanla görüşmüyorum, birlikte vakit geçirmiş oluruz.
Buğu Şirin | Yazıyor...
Buğu Şirin | Çevrim içi
Buğu Şirin | Yazıyor...
Buğu Şirin: Babam çok kıskanç biri, bunu biliyorsun.
Buğu Şirin: Rahat ettirmez seni burada.
Buğu Şirin: Hele de film gecesinde...
Doruk Erzem: O zaman geliyorum?
Doruk Erzem: Babanı düşünme sen, ben şirkete geçerim az sonra. Kardeş kardeş geliriz eve.
Doruk Erzem: Ayrıca gelmemi istediğin zamanlarda ortaya aşılabilecek engeller sunup, gelmemem gerektiğini söyleme.
Doruk Erzem: Hep geldim, hep geleceğim.
.
Eray, Koray ve diğerleri
Doruk Erzem: Eray belanı sikerim.
Eray Dokuz: Küfür ağzına hiç yakışmıyor.
Koray Merter: Ne oluyor?
Baran Sancak: Eray, Doruk'un şampuanına tüy dökücü krem ve yeşil boya katmış.
Koray Merter: Çüş ehsoshdodhdkjsksks
Koray Merter: Biliyorsun işini kardeşim.
Koray Merter: Yakıştı mı bari Doruk'a yeşil?
Eray Dokuz: Fark etti kanka.
Eray Dokuz: Saçına dökeceği esnada Baran bunu uyardı.
Koray Merter: Keşke orada olsaydım...
Baran Sancak: Videosu var, atarım.
Doruk Erzem: Tek bir şey soracağım,
Doruk Erzem: Eray benimle derdin ne?
Doruk Erzem: İki haftadır sinirimi bozmaktan başka bir şey yapmıyorsun.
Eray Dokuz: Ayakkabıma basmıştın, intikam alıyorum.
Doruk Erzem: Ayakkabına bastım, intikam alıyorsun, öyle mi?
Doruk Erzem: Kıyafetlerime bunun için mi kaşıntı tozu dökmüştün?
Doruk Erzem: Yemeğime müshil katmıştın?
Doruk Erzem | Yazıyor...
Eray Dokuz: Koray malı hepsine atlamasaydı, güzel intikam almıştım bugüne kadar.
Doruk Erzem | Çevrim içi
Eray Dokuz: Sanki birine bile denk gelmişsin gibi konuşma.
Eray Dokuz: Basmasaydın ayakkabıma!
Eray Dokuz: Sen ondan özür dileyene kadar seni affetmeyeceğim!
.
Ben on dakikada bir bölüm atayım, siz oy atmayın? Where is Adalet?
Bölümler arası oy farkını desteklemiyorum. Büyük oranda oylar isteseydim reklam yapardım, o yüzden rica ediyorum attığınız oyları her bölüme atın. Atın ki gözüm takılmasın.
♪♪♪
Buğu Şirin: Pasta tamam mı, Eray?
Eray Dokuz: Ne pastası,
Eray Dokuz: Doruk'a bir de pasta mı alacağız?
Buğu Şirin: Utku gibi yapmaya başladın.
Buğu Şirin: Şu tavırlarınıza çeki düzen verin.
Buğu Şirin: Elbette ona pasta alacağım.
Buğu Şirin: İstiyorsan sen alma, ben hallederim.
Eray Dokuz: Dur dur!
Eray Dokuz: Sen şimdi kendin yapmaya kalkarsın, hiç gerek yok.
Eray Dokuz: Sen Koray ve bana yap, ben Doruk için pasta bakarım.
Buğu Şirin: İki gün kaldı.
Buğu Şirin: Bu arada geçen Doruk gelecekti, birlikte film filan izleyecektik.
Buğu Şirin: Gelmedi.
Buğu Şirin: Telefonda konuşurken seninle ilgili bir şeyler homurdandı.
Buğu Şirin: Bir şey mi oldu?
Eray Dokuz: Üstüme iyilik sağlık.
Eray Dokuz: Ne olabilir ki?
Eray Dokuz: Boş ver sen onu.
Eray Dokuz: Bana geçen gün yaptığın şeyden yapar mısın tekrar?
Buğu Şirin: Şey? Hangi şey?
Eray Dokuz:

Eray Dokuz: Şu cam bardakta olan.
Eray Dokuz: Görüntüsü ve tadı aşırı hoşuma gitmişti.
.
Buğu Şirin: Süsleri aldın mı?
Baran Sancak: Ohooo aldım da kapına koydum bile.
Buğu Şirin: Nasıl koydun, kapımda bir şey yoktu?
Baran Sancak: Nasıl yoktu?
Baran Sancak: Üç gün önce aldım, üç gün önce koydum.
Baran Sancak: Hatta koyarken yanımda Eray'da vardı.
Baran Sancak: Siktir, Eray...
●İletilmedi.
.
Buğu Şirin: Her şey tamam ama mumlar yok.
Utku Savaş: Kelebeği ben konduruyordum, değil mi?
Buğu Şirin: Efendim?
Utku Savaş: Yok bir şey, Buğu.
Buğu Şirin: Yarı yolda bırakacağını bilseydim yardım istemezdim.
Utku Savaş: Ben kimseyi yarı yolda bırakmadım.
Utku Savaş: Mumları Eray ve Koray'a vermiştim, sabah sana vermeleri gerekiyordu.
Utku Savaş: Sanırım vermemişler...
Buğu Şirin: Yalnızca bir saat kaldı.
Buğu Şirin: Keşke bunun haberini daha önceden verseydin.