on dört

614 Kelimeler
Buğu Şirin: Müsait misin Utku? Buğu Şirin: Uzun zaman olmuş konuşmayalı, Buğu Şirin: Konuşmak istemezsen anlarım. Utku Savaş: Kötü bir şey mi oldu? Buğu Şirin: Hayır, sadece...  Buğu Şirin: Ödevim var.  Buğu Şirin: Grup arkadaşımla yapmak istemiyorum.  Buğu Şirin: Her ne kadar gastronomi öğrencisi olmasan da mutfak bilgin çok.  Buğu Şirin: Birlikte bir şeyler yapabilir miyiz?  Buğu Şirin: Lütfen...  ●İletilmedi.  . Kırmamıştı.  Kırmamıştı beni.  Utku tavadaki etle ilgilenirken bense tabağı süslüyordum. Yemeği biz seçecektik, önümüzde iki ay vardı. İlk seçtiğimiz yemek etli bir yemek olmuştu. Utku bana "yardım ederim." dediği saniye evine koşmuştum.  Onun kendi evine. Apartman dairesinde herkesten gizli uğradığı evine... Açıkcası konum atana kadar bende bu evden bir haberdim. Önümdeki tabağa kırmızı şarap sosunu dökmeye başladım, bir yandan da bakışlarımı mutfakta gezdiriyordum. Krem tonlarında mobilyası olan mutfakta...  Doruk'la yaşadığı ev o kadar koyuyken burasının bir o kadar açık olması... Nefes aldığımı hissediyordum. O ev boğuyordu ara ara. Burası öyle değildi. "Sana diyorum Buğu?"  "Efendim?" elimdeki şeyi dökmeyi bırakıp Utku'nun olduğunu yere baktım. Onu ocağın başında görmeyi beklerken dibimde görmek kırmızı şarap sosunun hepten tabağa dökülmesine neden olmuştu. İrkilerek, yaptığım şeyi fark edip önüme döndüm. O bana fazla yakındı. Sakinleşmek için içime derin derin nefesler çekerken kokusu öyle bir soluğuma karışıyordu ki devamlı kalp ritmim artıyordu. Yanlış bir şey yapmamak için dursamda kolumda elini hissedince dişlerimi birbirine bastırmıştım. Saçmaydı. Heyecanlanmam saçmaydı... Ama ne yapabilirdim ki? Gözlerime öyle bir bakıyordu ki kalbim titriyordu. Ona saçma sapan şeyler anlatırken beni öyle bir merakla dinliyordu ki hiç susasım gelmiyordu... Aslında sayabileceğim onlarca şey vardı. Dört yılın sonunda onda keşfettiğim onlarca güzel şey vardı...  . Buğu Şirin:   Buğu Şirin: Bunu Utku'yla yaptık Pusat.  Buğu Şirin: Ve biliyor musun, o senden daha güzel yemek yapıyor. Buğu Şirin: Bir de şey... Buğu Şirin: Şimdi ben Doruk'la ayrıldım ya? Buğu Şirin: Başkasına baksam ayıp olur mu? Buğu Şirin: Doruk'a karşı değil, o kişiye karşı. Buğu Şirin: Off hayır ya! Buğu Şirin: Yanlış. Buğu Şirin: Çok yanlış. Buğu Şirin: Özür dilerim böyle bir soru sorduğum için. Pusat Şirin: Özür dileme... ●İletilmedi. Pusat Şirin: Özür dileme. Pusat Şirin: Hayatında yaşayacağın hiçbir şey için kimseden özür dileme, Buğu.  Pusat Şirin: Yaşamak istiyorsan dileme. Buğu Şirin: Buğu? Buğu Şirin: Ben sana ismimi söylemiş miydim? Pusat Şirin: Uygulamaya ismini yazmışsın...  . Pusat Şirin: Bunu da anlamadın, değil mi? Pusat Şirin: Hatta belki şu an üzülüyorsundur, Pusat Şirin: Buğu birinden hoşlanıyor diye.  Utku Savaş: Ne diyorsun Pusat?  Pusat Şirin: İlişki kavramına ikiniz yüzünden sıcak bakmıyorum.  Pusat Şirin: Ya ilerde benimki de benden hoşlanırsa ve ben bunu anlayamazsam?  Pusat Şirin: Allah'ım al nefesimi o an! Pusat Şirin: Bu arada Doruk ve Buğu ayrıldı mı?  Pusat Şirin: Ben küsler sanıyordum.  Pusat Şirin: Barışırlar da sanıyordum.  Utku Savaş: Ayrılmadılar.  Utku Savaş: Buğu ayrılmış ama kendi içinde.  Pusat Şirin: Tam Buğu'luk bir hareket.  Pusat Şirin: O unutmuştur da şimdi ayrıldıklarını Doruk'a söylemeyi.  Pusat Şirin: Kafasında o anı birkaç kere kurmuştur, sonra ise söylemiş gibi hayatına devam etmiştir...  . Aptal Doruk Erzem: On yedi gün oldu, hâlâ Buğu'dan haber yok mu? Eray Dokuz: Biz bu grubu dağıtmadık mı lan? Koray Merter: Dağıtmamışız kanka. Eray Dokuz: Tüh, dağıtalım o zaman. Doruk Erzem: Soruma cevap verin! Doruk Erzem: Gidebileceği her yere baktım, yoktu. Koray Merter: Her yere baktın? Eray Dokuz: Barlardan bahsediyor kanka. Eray Dokuz: Başka nerede aramış olabilir ki? Doruk Erzem: Buğu'yu devamlı aldatıyormuşum gibi konuşmayın, Doruk Erzem: Bu tavrınız saçmalıktan başka bir şey değil. Koray Merter: Allah Allah kaç kere aldatmışsın sen Buğu'yu? Eray Dokuz: Bak şimdi bir ikisiyle biz senin hakkını yemişiz. Koray Merter: Tüh bize! Doruk Erzem: Eda'yla yalnızca bir kere birlikte oldum. Eray Dokuz: Bir? Koray Merter: Bir? Doruk Erzem: Evet, bir? Eray Dokuz: Ben de dinliyorum bunu mal gibi. Eray Dokuz: Hadi gidelim Koray. 
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE