Telefonu yatağın üstüne bıraktıktan yaklaşık yarım dakika kadar sonra odamın kapısı çaldı. Yengemin yukarı çıktığını ve kapının altından sızan ışığı fark edip, beni kontrol etmek için geldiğini düşündüm ve '‘Gel.’‘ dedim ama kapıyı açıp, giren kişiyle şaşkınlığımı gizleyemedim. ’‘Işınlandın mı sen?’‘ Sesim çok yüksek çıkmış olacak ki, aramızdaki mesafeyi büyük adımlarla kapatıp, elini ağzıma koydu. ’‘Ne bağırıyorsun? Gel dedin, geldim işte.’‘ ’‘Senin İpek’le yemek yemen gerekmiyor muydu şimdi?'‘ ’‘Tövbe! Benim bir kişiyle yemek randevum vardı, o da uyuyakaldı.’‘ dedi başını sağa yatırıp gülümseyerek. ’‘Hazırlan hadi, aşağıda bekliyorum seni. Biraz geç oldu ama, güzel bir yer buluruz.’‘ ’‘Ben hiçbir yere gitmek istemiyorum, pizza söyledim zaten. İpek aşağıda mı?’‘ ’‘Ne alakası var?’‘

