'İnsan, alışan bir hayvandır.' der Dostoyevski. Sanki hayatımın büyük bir dönemini sabahları erken kalmakla geçirmemişim gibi, evden çalıştığım o birkaç gün içinde saat 09.00 civarı uyanmaya bu kadar çabuk alışmama hayret etmekten kendimi alıkoyamadım o sabah. Şirkete gitmek için saat 07.00'de uyanmak bana nedense tuhaf ve zor gelmişti. Yataktan kalkıp hazırlanmak için yardım almak iyi bir fikir gibi geldi bana. Hazır elimde imkan da varken, bu fırsatı büyük bir zevkle değerlendirmek adına komodindeki telefona uzattı elimi. Biricik kuzenim(!), yasak aşkım, saklı şehvetim Cenkaynem'i arayıp, beni banyoya taşımasını isteyecektim. Kendisini yatakta gerine gerine aradım, ilk çalışta açmasını bekliyordum ama olmadı. Hatta ikinci çalışta da açmadı. Üçüncü çalışta da meşgule aldı. -Ne münasebet!

