Yazarın Anlatımı... Pistin kenarında ağır bir sis tabakası gibi çöken sessizlik vardı. Helikopterlerin pervaneleri henüz dönmüyor olsa bile, yaklaşan operasyonun ağırlığı havada hissediliyordu. Askerler koşturarak son kontrollerini yapıyor, mühimmatlar sayılıyor, telsiz testleri ardı ardına tekrarlanıyordu. Metal, toprak ve barut kokusu birbirine karışmıştı. Hayal, kollarını göğsünde kavuşturmuş, çenesini sıkmış halde duruyordu. Yüzünde gizleme gereği bile duymadığı bir öfke… Altında da kıskançlık, yara almış bir gurur ve kaybettiklerinin ağırlığı vardı. Kıskançlık sadece mesleki bir kıskançlıktı. Yusuf Sinan ise sakin görünmeye çalışan ama gözlerinin ucunda belli belirsiz bir kızgınlık titreşen o soğukkanlı duruşuyla yanında duruyordu. “Eşiniz rahatsız oluyorsa görevden ayrılabilirsi

