Bütün hafta boyunca Efe ile köşe kapmaca oynadım desem, haksız sayılmazdım. Telefonlarını açmıyor, mesajlarına cevap vermiyor, eve geldiğinde aceleyle duşa giriyor, o gitmeden çıkmıyordum. Okul ise daha farklı bir faciaydı. Bir haftadır derslere hemen hocaların arkasından giriyor, Efe'den en uzak köşede oturuyor, derslerden hocalarla birlikte çıkıyor, on beş dakikalık tenefüsü okulun arka bahçesinde, öğle arasını okul dışında geçiriyordum. Yine de bütün bunlar o görüntüyü aklımdan silmeye yetmiyordu. Benim yıllardır sesimi çıkarmadan, uzaktan sevdiğim adamı bir fahişenin gelip öpmesi içime dokunuyordu. Benim dokunmaya sakındığım adamı öyle şap diye öpmesi içimi sıkıyordu. Benim kendimden sakındığım, yanındayken bile hasretini çektiğim adamın, istediği her saniye yanında olması kan

