Güneş, karakolun üzerinde henüz tam olarak yükselmemişti. Hava serindi ama içimde tuhaf bir gerginlik vardı; kalbim, önceki geceki olayların hâlâ yankısıyla atıyordu. Görev için sahaya çıktığımızda, içimde hem heyecan hem de hafif bir korku vardı. Aras her zamanki gibi tetikteydi, gözleri sürekli çevremi tarıyordu, ama ben… ben kendi düşüncelerimle meşguldüm; onun bakışlarını, ellerini, nefesini hatırlıyordum. Patika boyunca yürürken birdenbire önümüzdeki çalılık hareketlendi. Bir grup silahlı adam belirdi ve bizden hızlı hareketle saldırıya geçti. Kalbim dondu; o an anladım ki tuzağa düşmüştük. Komutanlar bağırıyor, askerler organize olmaya çalışıyordu ama ben Aras’ı görmek istedim, arkamdan gelen o güven dolu varlığı… ama o an benim önümdeydi. Bir darbeden kaçarken, düşmanlardan biri b

